Pardus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pardus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2014 Salı

Pardus'a Göç Etmiş Kamu Kurumları

Takip edenlerin bildiği gibi Pardus projesi 2011 yılı sonunda teknolojik ve idari olarak sona erdirilmişti. Tübitak 2012 yılında yine Pardus adıyla  farklı bir proje geliştirmeye başladı. O yıllarda yeni projenin ilk idarecilerinin basına verdiği röportajlardan hatırladığım kadarıyla kamuda yaygın kullanım, ileri teknoloji gibi ilkelerden heyecanla bahsediliyor kulağa çok hoş geliyordu.

Aradan geçen yıllarda proje nereden nereye geldi hiç takip etmedim. Zaten artık gelinen noktada Pardus projesinin ne kadar kallavi bir teknoloji olduğunun/olmadığının bir önemi yok. Önemli olan kamu kurumlarının ve kamu idaresinin Linux ve özgür yazılımları tercih etme konusundaki iradesi. Maalesef  böyle bir irade göremedik. Tıpkı 2012 öncesinde olduğu gibi.

Ben yine de tarihe not düşme açısından BİMER aracılığı ile Tübitak'tan Pardus'a göç eden kurumların listesini istedim, gelen cevap aşağıda;


06.06.2014 tarih ve .... sayılı başvurunuz, BİMER sistemi üzerinden 
Kurumumuza yönlendirilmiş, Kurumumuz  tarafından incelenmiştir.

Pardus aşağıdaki Kamu Kurumlarında kullanılmaktadır:

- Milli Savunma Bakanlığı
- İSKİ
- Jandarma Genel Komutanlığı
- Gaziantep Halk Sağlığı Merkezi

Bu kurumlarda Pardus'a Göç yapmış toplam kullanıcı sayısı 
11 bin civarındadır.

Bilginize sunarız.

Zaten bu konu kamu idaresinin öncelikleri arasında zurnanın son deliği bile olmadığından kısa ve orta vadede pek umutlanmamak ve vatandaşların çocuğunun rızkından arttırıp ödediği vergilerin bir kısmının lisans anahtarları karşılığında ABD bankalarına aktarılmasını içimize sindirmek lazım.

19 Haziran 2012 Salı

Tübitak'ın vaat dolu Pardus toplantısının özeti


Pardus'un geleceği hakkında bugün Tübitak'tan beklenen basın toplantısı yapılmış, internet sitelerine düşen haberlerden ikisini okurken önemli cümleleri aşağıya not ettim, özet gibi oldu, ileride belki dönüp bugünlere bakmak isteyen olabilir.

19 Nisan 2012 Perşembe

Pardus'u kaldırmak

Pardus'u kaldırmak isterken sistemi açılmaz hale gelen veya bu durumdan korktuğu için kaldırmayı göze alamayan kullanıcıları okudum forumlarda, maalesef verilen bazı yanlış bilgiler de bu duruma yol açabiliyor. Aslında sorunsuz bir kaldırma için küçük bir püf noktası var işin;

Disk bölümlerini biçimlendirmeyi en sona bırakın. Önce sistemde kalmasını istediğiniz işletim sisteminin önyükleme yazılımını onarma işlemini yapın.

Windows kullanıcıları bu işlemi Windows kurulum DVD'sindeki başlangıç onarma seçeneği ile yapmalıdır. Diğer Linux dağıtımı kullanıcıları dağıtımın wiki veya forum sayfalarına bakmalıdır.

Bilgisayarı başlattığınızda Pardus'un resimdeki önyükleme menüsü ile karşılaşmıyorsanız işlem başarılı olmuş demektir, artık açtığınız diğer sistemden Pardus bölümünü biçimlendirebilirsiniz.


Eğer Pardus yerine başka bir Linux dağıtımı veya Windows kurulumu yapacaksanız zaten böyle bir işleme gerek olmayacaktır. Herhangi bir dağıtımın Live CD'si ile Pardus böümündeki dosyalara ulaşabileceğinizi de unutmayın.

10 Nisan 2012 Salı

Pardus tarihi eser oldu


Pardus projesi 2011 yılının son aylarında, kağıt üzerinde olmasa da fiilen sona erdirildi. Aslında olayların gelişimine bakınca buna sona erdirmek yerine  infaz etmek demek daha doğru olacak, infazdan sonra Pardus'un başarısızlığından ötürü suçlu bulunmuş olduğunu öğrendik. Ancak bu konuda hiçbir doyurucu açıklama ve objektif bir değerlendirme sunulmadı. 

Şimdi kimse "ama Proje devam ediyormuş...." falan demesin lütfen, Pardus'a ait herşey artık birer tarihi eserdir, yarın bir dağıtım daha çıksa bile o başka bir şey olacak.

Ben de başarısızlıklar neler olabilir diye düşünerek aslında epeydir yazmak istediğim bazı tahminleri ancak yazma fırsatı bulabildim.

Belki kötü bir ürün olduğu için başarısız görüldü. Pardus'un Türkçe hata bildirimi kabul etmesi ve Türkçe belgelendirme ve gönüllü desteği nedeniyle ülkemizde hızlıca yaygınlaşması zaten normaldi. Tarafsızca değerlendirmek için uluslararası sitelerde Pardus hakkında yapılan incelemelere ve yurt dışındaki Pardus kullanıcılarının açtıkları sitelerdeki değerlendirmelere ve desteğe bakmak gerekiyor. Ben bakınca Pardus'un  kötü bir ürün olmadığını açıkça görüyorum.

Belki de kamu kurumları kullanmadığı için başarısızdı. Demek ki pek çok kamu kurumu Pardus'a göç çalışması başlatmış ancak Pardus yetersiz-başarısız olduğu için göç yürümemiş olmalı. Böyle bir şey duyan, gören, bilen var mı? Böyle bir şey olmadı, dahası Pardus'a kısmen veya tamamen göç eden birkaç kurumun halen Pardus kullandığını biliyoruz. Hatta bugün kağıt üzerinde bir Pardus kaldıysa belki varlığını bu kurumlara borçludur. Bence Pardus kamu kurumları için de oldukça yeterli bir ürün sundu.

Zaten Pardus'un kamu kurumlarında yaygın kullanılmamış olmasının nedenini kime sorsanız size anlatır;

  1. Kamu idaresi 5 yıl boyunca kanun, yönetmelik, genelge bağlamında kamu kurumlarını Pardus göçüne hazırlayıcı, teşvik edici veya bağlayıcı hiçbir çalışma yapmadı. 
  2. Yapmadığı gibi ihalelerde MS (Microsoft) teknolojilerine bağımlılığı arttıran yatırımlara da izin verildi. Hatta daha da kötüsünü yaparak kamu hizmeti almak isteyen vatandaşların MS ürünleri satın almasını zorunlu kılan hizmetler bile sundu.
  3. Kamu'da bilgi işlem kadrolarında görevli personellerin pek çoğu kamu yararını düşünüp MSCE ve eşdeğer belgelerini duvardan indirip çekmeceye koymak istemedi. Pardus ile karşılaştıklarında Pardus'un MS teknolojileri ile olan uyumsuzluklarını ve farklılıklarını bahane ederek çamur atıp, tepeden bir bakışla ahkam kestiler. (Ama yine de memurları suçlamayıp amirlere bakın, onlara bu fırsatı veren yine kamu idaresinin iradesizliğiydi)

Kısacası kamu idaresi 5 yıl boyunca Pardus'u yok saydı, MS ürünleri kadar sahiplenmedi. Tüm bunların sorumlusu olarak Pardus infaz edilmiş olmamalı.

O zaman  Pardus yönetimi başarısızdı. Bu önerme zaten (geçtiğimiz haftalarda) Pardus'un gıyabında yapılan yargılamada en çok oyu almış görünüyor, hatta diğer maddelerin pek çoğu da kendi içerisinde yönetim başarısızlığını taşıyor. (bkz: http://nyucel.blogspot.com/2012/03/pardusun-yarn-calstaynn-ardndan-2.html)



Pardus'u infaz edenler çalıştay katılımcıları gibi sadece yöneticileri sorumlu göstermiş olsaydı yöneticileri değiştirmeleri ve yeni politikalar belirlemeleri yeterli olacaktı, ama aşırı bir tepkiyle mühendislerle birlikte projeyi tamamen dağıtmak yoluna gidildi.

Ayrıca son zamanlarda infaz nedenlerinin sadece bunlardan ibaret olmayabileceğini de düşündüm, kağıt üzerinde bir isim olarak kalan projenin BİLGEM'den ULAKBİM'e bağlanmış olması projenin çalışma şeklinin de değiştirilmek istendiğini gösterdi. Ancak bu da mühendislerle birlikte projeyi dağıtmayı gerektirecek bir sebep olmasa gerek.

Sonuçta kamu kurumlarında yaygın kullanılmaması, kötü bir ürün olması ve kötü bir yapılanma ile geliştirilmesi gibi gerekçeler yukarıda yazdıklarımı çürütecek şekilde nesnel olarak ispatlanmış olsaydı bile, bunların hiç birinin çözümü projeyi yok etmeyi gerektirmiyordu. Tabii gerçekten amaç Pardus'u devam ettirmek idiyse.

Şimdi tüm bu yazdıklarımı bir kenara koyup bir de şuna bakıyorum; Önce sorunları tespit edip çözüm arayalım, gerekiyorsa ondan sonra yok ederiz demek yerine aceleyle infaz ettikten sonra gelin bakalım neymiş bu Pardus'un başarısızlığı demenin profesyonel bir yeniden yapılanma çalışması ile ilgisi yok.

Tüm bunların ışığında projenin ipinin geçen yıl ortalarında çoktan çekilmiş olduğu, ipi çekenlerin başarı ve başarısızlık gibi bir hassasiyetlerinin olmadığı, bunların sadece bahaneler olduğu, nesnel değerlendirmeler yapılmadığı, yeniden yapılanmadan anlaşılanın yok et ve yeniden inşa et olduğu sonucuna vardım. 
 
Eh, pek çok kurumun, sevimli görünmesi için adına yeniden yapılanma denilen bu çarktan geçtiğini biliyoruz, ancak işin bu pis kısmını değerlendirecek değilim.

20 Aralık 2011 Salı

Sona mı yaklaşıyoruz?

Pardus proje yönetici tarafından yapılan 2 Kasım tarihli son açıklama ile Tübitak bünyesindeki yeniden yapılanma çalışmalarına bağlı olarak Pardus projesinde de bazı değişiklikler olacağı belirtilmişti.

Proje çalışanları ve projeden ayrılan geliştiriciler Tübitak ile yaptıkları gizlilik anlaşmaları nedeniyle açıklama yapamadıkları ve henüz resmi bir açıklama da olmadığı için projenin geleceği konusunda ne gibi değişiklikler olduğu bilinmiyor.

En son Pozitif.tv yayınına katılan geliştiricilerden Gökmen Göksel, Pardus 2012 bireysel sürümü olmayacağını 2012 sonunda 2013 bireysel sürümü yayınlanmasının planlandığını söylemişti. Ancak eski Pardus kullanıcıları böyle uzun vadeli planlamaların hiçbir zaman tutturulamadığını biliyor :)

Son günlerde ise projenin bireysel sürümleri artık yayınlamayacağı sadece Kurumsal sürümlerle yoluna devam edeceği bazı listelerde konuşulmaya başlandı. Bu, Pardus 2011'in son bireysel sürüm olarak kalacağı ve bireysel kullanıcılara veda edileceği anlamına geliyor.

Şu günlerde herkesin gözü yapılacak resmi açıklamalarda.

12 Eylül 2011 Pazartesi

Spor Genel Müdürlüğü Pardus'a kapılarını kapattı

Spor Genel Müdürlüğü 81 vilayette bulunan il müdürlüklerini de içerisine alan yeni bir yapılanma amacıyla tüm bilgisayar sistemlerini tek bir etki alanına (domain) dahil etme çalışmaları yürütüyor. Bu çalışma özel bir firmaya ihale yoluyla verilmiş durumda.

Ancak yapılan çalışmalar tamamen Microsoft teknolojileri kullanılarak yürütülüyor ve firma tarafından il müdürlüklerinde bulunan Pardus sistemler yerine Windows kurulması isteniyor. 81 İlde toplam 1600 civarında bilgisayar kullanılmakta.

Böylece ülke çapında teşkilatlanmış olan bir kamu kurumu adeta Pardus'a kapılarını kapatmış, gücün karanlık tarafına geçmiş oldu.

7 Temmuz 2011 Perşembe

Pardus'ta videodan parçalar kesip tek bir video olarak birleştirmek

Pardus Kurumsal 2'de Kdenlive gibi bir araç bulunmadığından video işleme ihtiyaçları için Avidemux veya konsol araçlarını kullanmak gerekiyor. Bugün yüksek kaliteli bir videodan birkaç parçayı alıp tek bir video olarak sunmam gerekti, Avidemux ile kestiğim parçalarda ses kanalını almayı başaramadım, zaman kaybetmemek için konsolu açtım ve aşağıdaki gibi birkaç komutla çok kısa bir sürede işi hallettim.

Önce videoyu izleyip kesmek istediğiniz bölümlerin başlangıç konumunu ve süresini saat:dakika:saniye olarak bir yere not edin, sonra konsolu açıp her bir parçayı sırasıyla aşağıdaki gibi ayrı bir video olarak kaydedin;


ffmpeg  -i  kaynak.mpg  -ss 01:34:00  -t 00:17:30  -vcodec copy  -acodec copy   vtr1.mpg


Burada [-ss 00:00:00] başlangıç konumunu [-t 00:00:00] ise süreyi belirtiyor, diğer parametreler video ve ses kanalı kalitesinin değiştirilmeyeceğini ifade ediyor, böylece daha hızlı oluyor. Daha sonra kesilen parçalar yine kalite değişimi olmadan aşağıdaki gibi tek bir video olarak birleştiriliyor.

mencoder  vtr1.mpg  vtr2.mpg  vtr3.mpg  -oac copy -ovc copy -o  sonuc.mpg

15 Mayıs 2011 Pazar

Özgürlükiçin.com'da yeni dönem nasıl başladı ve neler yaşadık

2011 Nisan ayı ile birlikte Özgürlükiçin.com'da yeni bir dönem başladı biliyorsunuz, bunu önce Ali Işıngör'ün günlük yazısından ve sonrasında Pardus proje yöneticisi Erkan TEKMAN'ın 24 Mart tarihli günlük yazısından öğrenmiştik. Nisan ayı ile başlayan bu süreçte neler olup bittiği ile ilgili bir not düşülmesi için kısa bir özet geçmek istedim bugün.

Yukarıda bağlantısını verdiğim günlük yazılarını okumayanlar için özetlemek gerekirse Özgürlükiçin.com, Pardus'un topluluk ilişkilerini yönetmek amacıyla ve hizmet alımı yoluyla görevlendirdiği özel bir firma tarafından destekleniyordu. Bu firma e-derginin yayına hazırlanması, Ajans Pardus'un hazırlanması, CD Gönder hizmeti, sitedeki beyin ve tema aracının geliştirilmesi, tanıtım amaçlı seminer ve etkinliklerin düzenlenmesi gibi çeşitli faaliyetler yanında sitenin bakımı ve işletilmesiyle ilgileniyordu. Pardus, Nisan ayı itibariyle tüm bu faaliyetleri artık bir firma eliyle değil kendisi yapmaya karar verdi.

Ancak burada benim gözüme çarpan şey proje yöneticisinin "camia ilişkileri işini 2011 yılı Nisan ayından itibaren kendimiz yapmaya karar verdik." diyerek yukarıda saydığım faaliyetleri "camia ilişkileri" olarak tanımlaması veya "camia ilişkileri" içerisinde yukarıdaki faaliyetlerin kast edilmiyor olmasıydı. Hangisinin doğru olduğunu bilmiyorum ama camia ilişkileri ile topluluk faaliyetleri farklı şeylerdir.

Ancak bir şekilde bu ikisinin Nisan ayı öncesinde aynı kabul edildiği ve Nisan ayı sonrasında topluluk faaliyetlerinin camia ilişkileri içerisinde düşünülmediğini gördük.

Her neyse, proje yöneticisinin yazısından Pardus'un camia ilişkileri için "Camia Koordinatörü" (CK) ünvanlı iki kişiyi görevlendirdiğini de öğrendik. CK'lardan Koray LÖKER 25 Mart tarihli günlük yazısında üstlendiği sorumluluğu "Pardus’a yer ve önem veren, bir biçimde katkıda bulunan gönüllüler ve proje arasında bağlantı noktası oluşturmak." olarak özetledi.

Yani çalışma kapsamı sadece Öİ değildi, ancak "Bu deneyimin bir bölümü de, yıllardır projenin desteğiyle yürüyen Özgürlük İçin topluluğunun sürdürülebilirliğini sağlamak olacak." diyerek Öİ topluluk faaliyetlerinin sürdürülmesine de katkı vereceklerini belirtti. Bunun bir gereği olarak Öİ'deki Ajans Pardus'un 57.sayısı CK'lar tarafından hazırlandı ve belki de pek çok kullanıcı Öİ'de bir şeylerin değiştiğini ancak bu şekilde fark etti.

Ancak sadece kullanıcılar değil Öİ yöneticilerinin pek çoğu da yaşanan değişimi anlamakta zorlanıyordu, çünkü uzun yıllardır Öİ'nin nasıl işlediği konusu gündeme gelen bir konu olmamıştı, kısa bir dönem hariç. 2009 Sonunda Öİ için yapılan ihale sürecindeki aksama Öİ faaliyetlerini durma noktasına getirmişti, o günlerde yazdığım bir günlük yazısında bu durumu anlatmıştım ve sanki bu günlerin bir provası gibiydi. Hatta forumlarda Pardus projesinin sona erdiğine dair yorumlar bile okuduk o günlerde. Bu yorumların nedeni de Öİ ve Pardus arasındaki organik bağ ve Öİ'nin resmi destek sitesi olma ünvanıydı. Her neyse, o günler kısa sürede unutuldu ve Öİ pek tartışılmadı.

12 Nisan'da CK'lardan Koray LÖKER Öİ yöneticileri posta listesine gönderdiği bir mesaj ile yöneticileri bir IRC toplantısına çağırdı. Ancak neler olup bittiğini anlamakta zorlanan yöneticilerin sorularıyla tartışma uzadı gitti ve toplantı yapılamadı. Tartışmalara bakınca Öİ katkıcıları ile CK'ların birbirlerini anlama, anlatma ve ortadaki durumu çözümleme konusunda farklı bakış açılarını ve oluşan kaosu görebilirsiniz. CK'lar açısından herşeyin çok net göründüğü yöneticiler açısından ise öyle olmadığı ortaya çıktı.

Bunun nedeni Öİ'nin yıllar içerisinde oturttuğu yönetim organizasyonunun bel kemiği olan firmanın artık olmaması ve bu firmanın yerine geçeceği beklenen CK'ların gerçekte görevlerinin bu olmamasıydı. Yani Öİ'de ayakta duran bir yönetim organizasyonu yerine geriye bağımsız gönüllü yöneticiler kalabalığı (veya tenhalığı) kalmıştı. Öİ Adına insiyatif alacak kimse yoktu. CK'lar süreçleri destekliyordu ama görevleri Öİ adına insiyatif almak değildi.

Sonuç Öİ'nin yönetimsiz kalması ve süreçlerin aksaması oldu. Ben Pardus projesinin plansız hareket etmiş olmasının tüm bunlara neden olduğunu düşünüyorum. Yeni bir organizasyon kurulup süreçleri üzerine almasına zaman tanınmadan eski organizasyonu ortadan kaldırmak bir planlama olamaz.

Bu tartışma içerisinde Öİ'nin teknik altyapısı da gündeme geldi ve Pardus'un bu konuda bir görevlendirme yapmadığını şu mesaj'ın son paragrafı ile anladık. Yani Öİ sitesinin geliştirilmesi ve hata çözümleri şimdilik yapılmayacak demekti bu, kısaca kaderine terk edilmişti veya bu konu hiç düşünülmemişti bile. Bence bu çok önemli bir sorundu ve tekrar gündeme getirerek çözüm arayışını sürdürmek istedim, ancak çok üzerine düşülmediğini anladım.

Nasıl bir organizasyon kurarız nereden başlarız diye düşünmeye, tartışmaya devam ettiğimiz bir dönemde, 6 Mayıs'ta, Pardus'un Öİ için daha büyük bir değişiklik yaptığını listeye düşen yeni bir mesajla öğrendik. Koray bey "Öİ'yi Pardus'un sponsor olduğu bir portal olarak tanımlayıp, sponsorluk sürecini yapılandıracağız. 'Resmi forum/portal' ifadesi hiçbir yerde kullanılmayacak." diyerek Öİ'nin resmi Pardus destek sitesi ünvanının sona erdiğini duyurdu.

Yani artık bir X sitesi ile Öİ arasındaki tek fark Pardus'un Öİ'ye sponsor olması ancak bunun gerekçesi belli değil, yani Pardus neden X sitesine değil de Öİ'ye sponsor oluyor bilmiyoruz.

Yıllar önce bana Öİ'de forum yöneticiliği teklifi geldiğinde kabul etmemeyi görevden kaçmak olarak algılamıştım, bunun nedeni Öİ'nin resmi destek kanalı olmasıydı. Bu nedenim ortadan kalkınca 2 yıldan fazladır sürdürdüğüm forum yöneticiliği görevini de sürdürmeyeceğimi bildirdim.

Aynı mesajdaki "Öİ süreçlerine aktif olarak katılmayıp, sponsor olarak durmaya karar verdik" ifadesiyle artık Öİ süreçlerinin de tamamen gönüllülere devredildiğini öğrendik, tabii başka bir değişiklik yapılmazsa.

Evet gelişmeler böyle ve Öİ'nin bugünkü durumu şu; süreçleri işletecek bir yönetim organizasyonu bulunmayan bir topluluk ve teknik olarak bakımı ve geliştirilmesi yapılmayan Pardus sponsorluğundaki gayrı-resmi bir site.


26 Şubat 2011 Cumartesi

KDE Ayarlarını konsoldan değiştirmek ve Dbus ile bilgi almak

KDE'deki bir plasma programcığının ayarları ile ilgili gogılda bir şeyler ararken gözüme ilginç bir komut takıldı;

qdbus org.kde.kwin /KWin org.kde.KWin.compositingActive

Kwin efektlerinin açık olup olmadığını true/false olarak döndürüyor. Komut yardımına bakarsanız KDE ile ilgili pek çok konuda bilgi sağlayan metodlara ulaşabilirsiniz, örneğin;

qdbus org.kde.kwin /KWin

Komutu ile Kwin metodlarının listesini alabilirsiniz, servis listesi için parametresiz çalıştırmak yeterli. Dbus'u yüzeysel olarak bilenler için çıktılardan yolunu bulmak kolay olacaktır.

Açtığım bazı forumlarda da şunu gördüm;

kwriteconfig --file kwinrc --group Compositing --key Enabled false

KDE'nin ayarlarını, yani rc dosyaları değiştirmek için kullanılıyor, örnekte masaüstü efektini konsoldan kapalı olarak ayarlamış oluyoruz. RC Dosyalarını bilenler için komutun kullanımı oldukça açık görünüyor.

Oyunlarda KDE efektlerini otomatik kapatmak/açmak

Hemen aklıma Özgürlükiçin.com forumundaki bir soru geldi, FPS oyunlarını açarken masaüstü efektlerinin otomatik kapanması, oyundan çıkınca otomatik açılması isteniyordu, efektler bazı sistemlerde performans kaybına neden olabiliyor çünkü.

Eh yukarıdaki komutla bu işi yapmak zor değil, örneğin meşhur Urbanteror oyunu için bunu yapmak istersek oyunun menü seçeneğini düzenlemek yeterli olacak. Ama menü düzenleme aracındaki komut alanı kısa olduğu için ve komutumuz uzun olduğundan rahat çalışmak için boş bir Kwrite penceresi açıp aşağıdaki tek satırdan oluşan komut dizinini boş sayfaya yapıştırın.

kwriteconfig --file kwinrc --group Compositing --key Enabled false; (kwin --replace&); ***; kwriteconfig --file kwinrc --group Compositing --key Enabled true; (kwin --replace&)

Sonra menü düzenleyicisini açıp oyunun menü seçeneğindeki komutu (örneğimizde urbanterror) kopyalayıp *** yerine yapıştırın, Kwrite'daki komutumuz şöyle olacak;

kwriteconfig --file kwinrc --group Compositing --key Enabled false; (kwin --replace&); urbanterror; kwriteconfig --file kwinrc --group Compositing --key Enabled true; (kwin --replace&)

Son olarak bu komut dizisinin tamamını menü seçeneğindeki komut alanına yapıştırın ve kaydedin.

22 Şubat 2011 Salı

Pardus Kurumsal sürümü nasıl kurumsal olur?

Pardus Kurumsal 2 yayınlandı ve yarın (23 Şubat 2011) tanıtımının yapılacağını öğrendik. Kurumsal sürüm hakkında 3 yıllık destek sağlanacağı ve kararlı paketlerden oluşturulan bir dağıtım olduğundan fazla bir bilgi yok. Pardus ekibinin uzaktan yönetim için bazı teknolojiler geliştirdiği gibi bazı bilgileri de projeyi yakından takip edenler az çok biliyor.

Ben RC sürümünden bugüne iş yerindeki bilgisayarımda kullanıyorum. Klasik ofis işleri dışında afiş vb. ihtiyaçlar için amatör grafik işleri de çıkarıyorum. Yaşadığım birkaç önemli hata nedeniyle hala RC sürüm kullanıyormuşum gibi hissetsem de bunların dışında oldukça rahatım. Özellikle LibreOffice hesap tablosundaki yazdırma hatası tam bir nazar boncuğu olmuş durumda.

İş donanımlara gelince bir Linux dağıtımı kullanıyor olmak duruma göre büyük bir şans veya büyük bir talihsizlik oluyor. Ben her ikisini de yaşadım, bilgisayarımdaki tüm donanımlar ve renkli lazer yazıcım ve iş yeri ağındaki birkaç yazıcı ile hiçbir sorun yaşamadım her şeyi otomatik tanıdı sürücü yükleme vs. olayını unuttum gitti, bu gerçekten büyük rahatlık. Ama HP'nin Linux için sürücü üretmediği tarayıcı cihazı için kimsenin yapabileceği bir şey yoktu, onu da VirtualBox ile bir Windows kopyası kurarak çalıştırabildim.

Her neyse Kurumsal 2'den memnunum şimdilik, ancak konu kurumsal olunca şu aşamada konunun teknik tarafından ziyade sunum kısmı daha önemli.

Kurumsal 2 nasıl kurumsal olur? diye sormak lazım.

Evet, Kurumsal 2 çok başarılı ve kararlı bir Linux dağıtımı olsa bile bu tek başına kurumsal olarak tercih edilmesi için bir neden olamaz. Şu hep lafı geçen ama ne olduğu üzerine şimdiye kadar pek konuşulmayan (veya benim duymadığım) ekosistem olayı Kurumsal çözümler için hayati bir konu. Çözüm ortaklığı, göç ortaklığı ve kurumsal destek gibi yatırımlar bir kurumsal sürümü kurumsal yapacak şeylerdir diye düşünüyorum.

Bu sektörün içinde olmayan ve uzaktan takip eden birisi olarak Türkiye'de bu konuda yeterli iş gücü ve bilgi birikimi olduğunu sanıyorum ancak Linux ve özgür yazılım pazarı bugüne kadar hep çok küçük olduğu için bu konuda iş yapan firmalar da büyük sermayeli ve yaygın hizmet ağı bulunan firmalar değiller.

Böyle bir ortamda Pardus Kurumsal'ın hızlı bir patlama yaparak yaygın kullanıma kavuşmasını beklemek gerçekçi görünmüyor. Pardus belki de, sığ olan piyasadaki mevcut oyuncuların yanında Pardus için hizmet üretecek yeni firmaların doğmasını sağlayarak kendi ekosistemini kendisi oluşturacak. Bu kısa vadeli bir süreç olmayabilir ancak uzun vadede Pardus'a hem teknik hem ekonomik açıdan çok büyük bir rahatlık sağlayabilir.

Örneğin bugün için ütopik bir örnek şöyle olabilir: Bir bilişim çözümü şirketi kendi çözümlerini Pardus teknolojilerini kullanarak ama paketleri kendi ihtiyaçları doğrultusunda derleyip kendi bakımını yaptığı özel deposu üzerinden müşterilerine sunmak isteyebilir. Böyle bir çalışma artık Pardus olmayacaktır, kendi yaşam döngüsü ve geliştirme süreci içinde var olacaktır.

Yine de bu dal projenin geliştiricileri Pardus teknolojilerindeki hatalara yama üretecek, ihtiyaçları doğrultusunda geliştirmeler yapacak, bu dal projeden Pardus projesine teknoloji ve iş gücü katkısında da bulunacaktır. Tüm bunları da kendi ekonomik güçleri ile yapacaklar.

Buradaki çıkış noktası dallanmanın amacı ve ihtiyaçlar, yani yukarıdaki örnekteki gibi şirketin tam kontrolündeki bir dağıtım ihtiyacı ve üzerine eklemlenmiş özel bir ticari teknoloji amacının Pardus'a büyük geri dönüşler sağlayacağı açık.

Bugün için ayakları daha bir yere basan iyimser bir örnek ise destek firmalarının sayısının artmasını, hızlı büyümesini ve rekabetin artmasını sağlayacak büyük göç projelerinin hayata geçirilmesi olabilir. Büyük kelimesi geçince Türkiye'deki en büyük müşteri hala kamu kurumları olduğu için gözler doğal olarak hemen kamuya çevriliyor. Gerçekten de kamu kurumları ekosistem ve piyasanın patlamasını sağlayacak ölçüde büyük bir pazar, ancak konu kamu kurumları olunca hem büyük bir şans hem de şanssızlık ihtimali kendini gösteriyor çünkü doğal piyasa şartlarının tam olarak geçerli olmadığı bir alan orası.

Kamu idaresinin önümüzdeki yıllarda Pardus teknolojilerine göç için harekete geçeceğine dair en küçük bir beklenti bile bugün piyasayı zıplatmaya yetecektir. Harekete geçilmesi ise birkaç yıl içerisinde destek firmalarının kendi teknolojilerini Pardus üzerinde geliştiren ARGE şirketlerine dönüşmelerine ve 5 yıl içerisinde uluslararası pazara açılmalarına kadar varacak zincirleme bir etkiye yol açabilir. Birkaç yıl sonra taşra caddelerinde Pardus logosu giydirilmiş araçları içerisinde iyi giyimli kişiler görürseniz böyle bir senaryonun gerçekleştiğini anlayabilirsiniz.

Kötü senaryo ise, kamunun göç için bir irade göstermemesi sonucunda ancak bazı kurumların kendi iç çabaları ve bütçeleri ile münferit göç yatırımlarına kalkışmaları, oluşacak sığ bir pazar ve gelişemeyen destek firmaları olarak çizilebilir. Pardus logosunu sadece "Veryansın Teknoloji firması ile Pardus çözümleri" başlığı taşıyan internet reklamlarında görüyorsanız da böyle bir durumun gerçekleştiğini anlayabilirsiniz. :)

Bugüne gelirsek, (geçmiş 5 yılın tecrübesine de bakınca) kötü senaryoya yakın olduğumuzu hepimiz biliyoruz galiba, ancak kamu politikalarının seçimden seçime hatta akşamdan sabaha nasıl değişebileceğini de. Ne yani, projenin geleceği böyle bir ihtimale mi kalmış? diye düşünüyor olabilirsiniz. Böyle bir hareketin kendiliğinden ortaya çıkmasını kast etmiyorum sadece nasıl olacağı veya neler yapılırsa gerçekleşeceği konusunda bir fikrim yok, belki de bu konuda bir beyin fırtınası veya bir çalıştaya ihtiyaç vardır.

Bunlar benim kısıtlı bilgim ve konunu biraz kıyısında kalmış basit bir kullanıcı olarak düşüncelerim ve Kurumsal sürümler için gelecek vizyonum. Umarım yarın yapılacak tanıtımda proje yöneticisinin daha gerçekçi ve ikna edici bir gelecek vizyonu sunduğunu ve hedef analizi yaptığını basından okuruz.

12 Şubat 2011 Cumartesi

Ortaya karışık Pardus, Paso, Pog, Dnsomatic, Dino ve Imageshack salatası

Uzun zamandır günlük yazmamışım, az günlük yazdıkları için hep eleştirdiğim Pardus gelişitiricilerini daha iyi anlıyorum galiba :)

Son günlük yazımdan bugüne Pardus 2011 yayınlandı, hatta üzerine güncellemeler bile geldi ama ne acıdır ki ülkemizde hiçbir yerde doğru düzgün bir Pardus 2011 incelemesi göremedim. Yurt dışından bazı incelemeler okudum ama sanki Pardus Türkiye'de geliştirilmiyormuş gibi ülkemizden çıt yok. Belki de ben görmedim bilemiyorum, zaten bu muhabbetin sonu özgür basın tartışmasına kadar gider şimdi :P

Bu arada ben nightware çalışmalarına yavaş da olsa devam ediyorum, Pardus seçkileri hazırlamak isteyen kullanıcıların işini kolaşlaştırmak amacıyla Pardus 2009 için yazdığım Paso'yu 2011 için revize ettim ve geçenlerde Öİ forumlarında Alpha sürümünü duyurmuştum.


Paso öncekine göre biraz daha basit ve sade bir kullanıma kavuştu ve hızlandı. Ayrıca OpenDNS servisinin internet filtresi hizmetini kullanmak isteyen Pardus 2009 kullanıcılarının dinamik ip ardeslerini güncelleyen POG adında bir araç geliştirmiştim ve Pardus 2009 depolarına girmişti bu. POG'u bir elden geçireyim derken OpenDNS yönetiminin genel bir dinamik ip güncelleme servisi işletmeye başladığını gördüm. http://www.dnsomatic.com/ Adresinden ücretsiz abonelik alabileceğiniz bu servise OpenDNS, Sitelutions, EveryDNS, DynDNS gibi daha pek çok servise ait üyeliklerinizi kayıt edebiliyorsunuz ve tahmin edebileceğiniz gibi sadece Dnsomatic servisine ip güncelleme isteği göndermeniz yeterli oluyor, Dnsomatic tüm aboneliklerinizi sizin için güncelliyor.

Böyle güzel bir servis olunca ben de 2011 için POG'u rafa kaldırdım ve Dnsomatic servisi için DINO adında yeni bir istemci geliştirmeye başladım. Temel işlevleri yazdım, geriye küçük bir arayüz ekleme ve biraz test edilme işi kaldı.


Yine de Dnsomatic'in API'sini geliştirmesi lazım, örneğin kullanıcının kayıtlı olan servislerini almak veya bazı servisleri tek seferde güncellemek mümkün değil şu anda. Ekran görütülerini paylaşım sitesine yüklemek için 2009'da Imageshack'ın istemcisini kullandığımı hatırladım, Wine ile kurmuştum gayet güzel çalışıyordu, 2011 kurulumunda /home bölümüne işlem yapmadığım için Wine programlarını tekrar kurmak zorunda kalmamak güzel, Imageshack istemcisi hala sorunsuz çalışıyor.


18 Ocak 2011 Salı

Pardus Kurumsal'a ağ yazıcısı eklemek

Linux kullanımı konusunda plan ve prensipler olmadan hareket eden işletmeler kullanıma aldıkları donanımların üreticilerinin Linux sürücüleri sağlayıp sağlamadığını veya özgür sürücüler bulunup bulunmadığını genellikle dikkate almazlar. Özellikle ülkemizdeki kamu kurumlarında böyle bir planlama ne duydum ne gördüm. Bu nedenle Pardus açısından iş yerlerindeki özellikle kamu kurumlarındaki en büyük sorun herhalde Linux için planlanmamış makine parkı olacak.

Eh tabii kamu tüm bunlardan önce bir oturup Pardus kullanımı konusunda bağlayıcı veya teşvik edici düzenlemeler yapması gerekiyor veya geçtiğimiz yıllarda çoktan yapması gerekiyordu. Artık orasını büyüklerimiz bilir :)

Her neyse iş yerinde kullandığım Pardus Kurumsal'a Samba ağında bulunan bir Windows makinesine bağlı bir yazıcıyı şöyle ekleyiverdim.
  • Tasma'dan Yazıcılar'ı açıp Ekle>Yazıcı Sınıf Ekle tıklayarak ekleme penceresini açtım.
  • SMB Paylaşımlı yazıcı ve kullanıcı olarak Anonim seçtim.
  • Sırasıyla kullanılan Çalışma Grubunu, Sunucu olarak bilgisayarın ağdaki adını ve Yazıcı olarak yazıcının paylaşım adını yazdım ve İlerledim. (Hiçbirisinde Türkçe karakter yoktu , olsaydı sorun olur mu bilmiyorum)
  • Sonraki diyalogda yazıcı model ve sürücüsünü seçtim. (Brother MFC7420 için MFC9600 seçtim)
Önemli kısmı bu kadardı, sonra önerilen sürücü ve yazıcının adı gibi diğer diyalogları da doldurduktan sonra işlem tamamlanıyor ve yazıcı yazmaya hazır.

Yazıcının hangi sürücü ile çalıştığı konusunda Google ilk aramada yardımcı oldu, bir Ubuntu forumunda MFC9600 ile çalıştığını okudum, ancak bu tür sorgulamalar için internette bir veritabanı vs. var mı bilmiyorum, olsa iyi olur.

6 Ekim 2010 Çarşamba

Pardus öğrenci temsilcilikleri için çalışmalar başladı

Antalya Linux Kullanıcıları e-posta grubuna göndermek için yazdığım bir iletiydi ama günlüğe de eklemek iyi olur dedim.

----
Takip edenler biliyordur Özgürlükiçin.com Pardus Öğrenci Temsilciliği [1] çalışmalarına başladı, henüz çok yeni bir proje. Akdeniz Üniversitesinden temsilci olmak isteyenler forum sayfasından iletişime geçebilir. Üniversitede öğretim üyeliği yapan üyemiz varsa öğrencilere veya bilgisayar kulübüne duyuru yaparsa belki daha iyi olur.

Biliyorsunuz Pardus 2003 yılında planlanmaya 2005 yılında da geliştirilmeye başlanmış bir proje ve genel bütçeden sadece geçtiğimiz yıl cüzzi bir miktar destek görmüş durumda. Bizler için Pardus'u diğer Linux dağıtımlarından ayıran en belirgin özelliği kullanım alanları bakımından ülkemizin ulusal çıkarlarına hizmet etme amacı bulunması.

Pardus bugün bir Ubuntu, Suse veya Fedora gibi dağıtımlarla karşılaştırıldığında komik sayıdaki geliştirici, katkıcı ve kullanıcı ile yoluna devam etmekte. Çıkarılan ürünler ise her zaman bu dağıtımlarla karşılaştırılarak Pardus'un eksiklikleri eleştiriliyor. Bu tabii ki her zaman olması gereken ve sevindirici bir şey. Bunun yanında herkesin göğsünü kabartan pek çok övgü dolu inceleme de yapılıyor. [2]

Pardus'un eksiklikleri söz konusu olduğunda en büyük sorumluluk bence Üniversitelerimizde. Çünkü tüm dünyada özgür yazılımlara en büyük katkı (büyük şirketleri saymazsak) üniversitelerden yapılmakta ancak ülkemizde birkaç üniversite haricinde maalesef büyük bir sessizlik hakim. Oysa üniversitelerin katkısı ile geliştirilecek bir Pardus ülkemizdeki özgür yazılım ekosisteminin lokomotifi olacağı gibi ülkemizin gururu da olacak, belki 2023 sürümü distrowatch.com'da [3] ilk sıralara yerleşecek.

Örneğin Pardus 2011'in 64bit sürümü ÇOMÜ'deki kahraman Necdet YÜCEL hocamız [4] ve birkaç öğrencisinin çabalarıyla bugünlere geldi. Her üniversitemizde böyle bir heyecan ve istek olması Pardus'u bambaşka bir dağıtım haline getirebilir.


21 Eylül 2010 Salı

Ulusal bilişim kurultayında bir şeyler eksik mi?

Yarın 27.Ulusal Bilişim Kurultayı Ankara'da toplanıyor, programda çok güzel tartışma konuları var, bunlardan birisi de "Twitter ne alem?" başlığını taşıyor, 6 konuşmacıya 1,5 saat ayrılmış, ama Ulusal Bilişim Kurultayında Ulusal Dağıtım Projesinin adı bile geçmiyor.

Benim bilmediğim ama herkesin bildği bir şey var mış gibi hissediyorum.

3 Eylül 2010 Cuma

Firefox'ta yazım denetimini hızlandırmak

Pardus'ta mümkün olan tüm uygulamalar yazım denetimi özelliği içeriyor, Firefox'da buna dahil. Ancak binlerce sözcük bulunan uzun metin girişi alanlarında bu özellik ayağıma dolanıyor. Örneğin wiki kodlamalarıyla dolu büyük wiki sayfalarını değiştirmeye çalışınca kodlamalar nedeniyle hemen tüm sözcüklerin altının kırmızı çizilmesini bekliyorum çünkü bu işlem çift çekirdekli sistemimde bile Firefox'un 5-10 saniyelik bir nöbet geçirmesine neden oluyor.

Son defa böyle bir durumla karşılaştığımda altı kırmızı çizilen sözcüklerin metnin belirli bir yerinden sonra hiç bulunmadığını fark ettim. Hangi sözcük veya durumda bunun sona erdiğini anlamak için birkaç farklı sayfada denemeler yaptım ancak hiçbir anlamlı ortak nokta yakalayamadım. Önce herhalde zemberek belirli bir sayıda yazım yanlışından sonra işlemi durduruyor diye düşündüm, ama zemberek metnin bütünü hakkında ne bilebilir ki dedim. O zaman bu işi Firefox yapıyor ve belki de bunun bir ayarı vardır?

Yanılmamışım; Firefox'un about:config sayfasını açarak extensions.spellcheck.inline.max-misspellings adlı parametrenin 500 olan değerini 50 olarak değiştirdim. Böylece artık Firefox, 50 yazım yanlışından sonra yazım denetimi yapmıyor, yani uzun metinler bulunan metin kutularında daha hızlı.


13 Ağustos 2010 Cuma

Pardus 2009.2 Xfce seçkisi

Seçkiyi 1 ay önce Özgürlükiçin.com forum sayfasından duyurmuştum, günlük yazmayı unutunca forumu takip etmeyenlerin gözünden kaçmıştır muhtemelen. Ancak bu çalışmanın farklı bir Pardus sürümü veya farklı bir dağıtım olmadığının altını çizeyim. Sadece Pardus 2009.2 kurulumunda bulunan paketler seçkinin amacına göre değiştirilerek resmi Pardus depolarından tekrar oluşturulmuştur.

İndirme bağlantıları ve diğer açıklamalar forumda mevcut. Kurulumdan sonra Xfce masaüstü açılmaktadır, istenirse KDE masaüstüne de geçilebilir. Seçki 14 Temmuz'a kadar olan güncellemeleri de barındırıyor, vakit buldukça güncellemeyi düşünüyorum.

10 Temmuz 2010 Cumartesi

2011 Yolları taştan...

Pardus geliştirici listesinde birkaç gündür yüksek tansiyonlu bir tartışma sürüyor. Başından beri takip ettiğim tartışma çeşitli siteler ve forumlarda da konu edilmeye başlandı ve Pardus'un bittiğine dair yorumları bile gördüm. :)

Benim gözümden olayın özeti şu;

Pardus çekirdek geliştiricileri projenin iç süreç yönetimlerindeki sorunları daha hızlı çözmek ve yönetmek için bazı özelliklere sahip bir yazılım arayışına girmiş ve JIRA yazılımını kullanmaya karar vermiş. (Bu ihtiyaç ve bu yazılım önceki yıllarda da tartışılmış ve özgür bir yazılım olmadığı için kullanılmamasına karar verilmiş.)

Geliştiricilerin bu yazılımı kullanmaya başlayacaklarını diğer katkıcı ve geliştiricilere posta listesi üzerinden bildirmeleri ile tartışma başladı. Bazı geliştiriciler özgür yazılım alternatifleri dururken kapalı bir yazılımın kullanılmasının etik olmadığını tekrar ifade etti.

Çekirdek ekip diğer alternatiflerin ihtiyaçları karşılamadığını ve Pardus 2011 sürecinde daha fazla zaman kaybedilmemesi istendiği için JIRA'dan bugün için vazgeçemeyeceklerini ileride özgür alternatiflere geçişin mümkün olduğunu söyledi.

Bazı geliştiriciler de kararın sadece çekirdek ekip içerisinde alınmış olmasını eleştirdi ve tartışma ikinci bir boyut kazanarak hararetlendi.

Sonuçta Doruk Fişek başta olmak üzere Pardus'a dışarıdan gönüllü destek veren diğer bazı katkıcılar artık geliştirici topluluğu ile birlikte hareket etmeyeceklerini listeden açıkladılar. Ancak tartışma sona ermiş değil, sadece herkes içini döktü ve tansiyonu biraz düştü.

Olanları şöyle yorumluyorum;

Gördüğüm kadarıyla Jira tartışması başka bir konuyu tekrar tetikledi. O da uzun yıllardır ara ara sürekli tartışılıp durulan bir konu ve çekirdek ekip ile gönüllü katkıcıların yönetim ve karar alma süreçleri konusundaki farklı düşünce veya davranışları merkezindeki bir tartışma.

Temeli eskilere dayanan ve hiç bitmeyen bu tartışma kapalı bir yazılımın kullanılacak olması kararı ile birleşince adeta bir patlama etkisi yapmış gibi görünüyor. Tartışmanın çıkış nedeni temelde özgür olmayan bir yazılımın kullanılacak olması olsa da tekrar alevlenen diğer konu da uzunca tartışıldı.

Jira'nın kullanılması kararını teknik olarak yorumlayacak ve doğru-yanlış değerlendirmesi yapacak durumda olmasam da korkarım bundan böyle Pardus, kapalı yazılım kullanma kararını hiç silinmeyecek bir doğum lekesi gibi taşımak zorunda kalacak ve her fırsatta yüzüne vurulacak.

Jira tartışması sayesinde tekrar alevlenen diğer konu ise bence çok daha önemli. Listeyi takip etmeye başladığım 2007 yılından bugüne pek çok katkıcının benzer konularda pek çok şikayetinin zaman zaman tartışıldığını gördüm ama bugün hala aynı konular bu şekilde gündeme geliyorsa dışarıdan bakan birisinin gözünden iki şey anlaşılıyor; ya geliştiriciler arasında iletişim sorunu var ya da bu kronik sorunlara hep semptomatik tedaviler uygulanıyor.

Peki ne olacak?

Kendi açımdan bakarsam sonuçta bir kullanıcıyım ve benim açımdan bir şey olacağı yok, 2011 sürümünün heyecanını şimdiden hissediyorum.

Özgür yazılım düşüncesini savunan birisi olarak da gönül verdiğim projenin böyle bir karar vermesi elbette içime sinmedi. Keşke elimden bir şey gelseydi.

Topluluk süreçlerine katkı veren bir gönüllü olarak, "Pardus geliştirme için özgür olmayan yazılımlar kullanıyor, çarmıha gerelim onu!" diyerek bu gelişmeyi fırsat bilenlere, bundan bende memnun değilim ve özgür yazılım alternatifini kullanmaya geçeceği günü iple çekiyorum ama ulusal çıkarlara hizmet etme amacındaki bir projenin amaçlarını gerçekleştirmesi için hepimizin desteğine ve katkısına ihtiyacı var, her şeye muhalif olabilirsiniz ama projenin amaçlarına muhalif olamazsınız demeye devam edeceğim.

Son olarak yaşananların kronikleşmiş tartışmaları artık bir sonuca bağlayacak uygulamalara vesile olması gerektiğini düşünüyorum. İletişim sorunuysa bir toplantı takvimi, semptomatik tedavi sorunuysa cerrahi müdahale (dedikleri gibi) benim iki kuruşum olsun.

Peki hiç keyifli bir şey yok mu? Elbette var, ilk çekirdek ekipten bazı isimleri listede tekrar görmek.

4 Haziran 2010 Cuma

Yeni sürümde güncelleme

Pardus ekibi ilk defa herkesi hazırlıksız yakaladı ve takvimden önce sürüm çıkardı, ben de forum yöneticisi olarak bugün için kendimi bir yığın "ne zaman çıkıyor, çıktı mı, saat kaçta, ee saat şu oldu hala yok..." gibi forum mesajlarını okumak üzere hazırlamıştım. Kurtuldum :) Bunun için ayrıca teşekkür edeyim. Ama temcit pilavımızdan kaçış yok tabii; "Bunun adı niye Türkçe değil?" (Çünkü böyle böyle)

Şimdi pek çok Pardus kullanıcısı yeni sürümün .iso dosyasını indirdi, eh bir de güncelleme yapacak. Haklı olarak şöyle düşünülebilir; zaten indirdiğim .iso dosyasında güncel pisi paketleri var, bunları /var/cache/pisi/packages altına kopyalarım, sonra da güncellerim. Böylece daha az paket indiririm.

Ama pisi delta paketleri kullandığı için böyle olmuyor, delta paket kullanımını kapatmak için /etc/pisi/pisi.conf dosyasındaki ignore_delta = değerini True yapmalısınız. Ondan sonra yukarıdaki yöntemle güncelleme yaparsanız OO.org ve KDE paketleri gibi büyük boyutlu temel bileşenleri indirmemiş olursunuz. Güncellemeden sonra pisi.conf'u eski haline getirmeyi sakın unutmayın. Ben sayede tahminen 60-70MB'lık bir indirme ile iş yerimdeki bilgisayarda yeni sürüme güncelleme yaptım.

Evdeki bilgisayarımda ise paket sayısı fazla ve Kernel Headers gibi büyük boyutlu ve CD'de olmayan paketler olduğundan muhtemelen normal güncelleme ile çok farklı olmayacak durum.

Yani bu yöntem depoların her güncellenmesinde biraz daha verimsiz olacaktır, bu nedenle indirme boyutu yeni sürümünün yayınlanmasının üzerinden ne kadar zaman geçerse o kadar çok olacak. Bir süre sonra da normal güncellemeden daha büyük boyutlu indirme yapacaktır.

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Pardus belgeseli çekilebilme ihtimalini yükseltmek

Yıl 2023 olmuş ve T.C. 100 yılda neler yapmış diye bir belgesel çekiliyor diyelim ve Pardus projesi de belgesele alınmış. Veya aynı tarihlerde Pardus projesi için özel bir belgesel çekilecek. Böyle bir konuda yönetmen olsanız ilk arayacağınız belgeler herhalde bu günlere ait video görüntüleri veya olmadı fotoğraflar olacaktır.

Ben Pardus geliştiricisi olsam elimin altında hep bir kamera bulundururdum, sürüm kutlamaları, seminerlerin yolculukları, kulisleri, ofiste bilgisayar başında garip hareketler yapan veya kestiren hekır manzaraları, neşeli geek sohbetleri veya teknik toplantılardan birkaç manzara, kavgalar gürültüler, ofis taşıma manzaraları, pikinikler vs. artık 1-2 dakikalık da olsa ne yaşadıysam bunları kaydeder saklardım.

Şimdi düşünüyorum 2023'e gitmeye gerek yok, Pardus 1.0'ın veya 2007'nin çıkışı hakkında kimde ne kadar görüntü vardır? O günlerdeki geliştirici ekibe ve yaşananlara ait, o heyecan ve sıkıntıları anlatabilecek elde ne var? Bir Pardus belgeseli için yeterince zaman geçmiş, 6 yıl ve 5 sürüm olmuş.

Ayrıca söylemedi demeyin, 2023'de bugünlerin görüntüleri için iyi para verirler eminim :)

30 Nisan 2010 Cuma

Paket bağımlılıklarını aramadan bulmak mümkün mü?

Pardus paket yöneticisinin hızından şikayetçi olan sadece ben miyim bilmiyorum, gerçekte paket yöneticisi sadece bir arayüz, asıl performansı pisi gösteriyor. Pisi'nin kodlarını adam gibi incelemeden eleştirmek verilen emeğe gerçekten haksızlık olacak ama özellikle eski bilgisayarda bağımlılık hesaplaması yaparken iyice kendini gösteriyor bu yavaşlık.

Amatör bir Python yazarı olduğumdan bu bağımlılık çözme meselesi güzel bir problem gibi göründü gözüme ve acaba bu işi ben olsam nasıl yapardım diye düşünmeye başladım. Kağıt üzerinde birkaç şey karalamışım, ertesi gün o kağıt gözüme ilişti, üzerine paketleri temsil eden bir sürü yuvarlak çizmişim, sağına soluna çizgiler notlar vs.

Yav dedim bu yuvarlakların her biri bir nesne olsa ve her biri kendi bağımlılığını ve ters bağımlılığını bilse ve bunları birer eventHandler'a kaydetse, bir tanesini kurmaya çalışınca bu event'ları tetiklese hiç öyle listelerde falan arama yapmasa.

Vakit buldukça bir prototip kodlamaya başlayacağım, kendime yeni bir eğlence çıktı, hoşuma giderse belki Paso'ya eklerim Pardusman gibi depodan seçki oluştururuz, fena mı olur?