lkd_gezegen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lkd_gezegen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2014 Salı

Pardus'a Göç Etmiş Kamu Kurumları

Takip edenlerin bildiği gibi Pardus projesi 2011 yılı sonunda teknolojik ve idari olarak sona erdirilmişti. Tübitak 2012 yılında yine Pardus adıyla  farklı bir proje geliştirmeye başladı. O yıllarda yeni projenin ilk idarecilerinin basına verdiği röportajlardan hatırladığım kadarıyla kamuda yaygın kullanım, ileri teknoloji gibi ilkelerden heyecanla bahsediliyor kulağa çok hoş geliyordu.

Aradan geçen yıllarda proje nereden nereye geldi hiç takip etmedim. Zaten artık gelinen noktada Pardus projesinin ne kadar kallavi bir teknoloji olduğunun/olmadığının bir önemi yok. Önemli olan kamu kurumlarının ve kamu idaresinin Linux ve özgür yazılımları tercih etme konusundaki iradesi. Maalesef  böyle bir irade göremedik. Tıpkı 2012 öncesinde olduğu gibi.

Ben yine de tarihe not düşme açısından BİMER aracılığı ile Tübitak'tan Pardus'a göç eden kurumların listesini istedim, gelen cevap aşağıda;


06.06.2014 tarih ve .... sayılı başvurunuz, BİMER sistemi üzerinden 
Kurumumuza yönlendirilmiş, Kurumumuz  tarafından incelenmiştir.

Pardus aşağıdaki Kamu Kurumlarında kullanılmaktadır:

- Milli Savunma Bakanlığı
- İSKİ
- Jandarma Genel Komutanlığı
- Gaziantep Halk Sağlığı Merkezi

Bu kurumlarda Pardus'a Göç yapmış toplam kullanıcı sayısı 
11 bin civarındadır.

Bilginize sunarız.

Zaten bu konu kamu idaresinin öncelikleri arasında zurnanın son deliği bile olmadığından kısa ve orta vadede pek umutlanmamak ve vatandaşların çocuğunun rızkından arttırıp ödediği vergilerin bir kısmının lisans anahtarları karşılığında ABD bankalarına aktarılmasını içimize sindirmek lazım.

20 Mart 2014 Perşembe

Mısır İletişim Bakanlığı Açık Kaynak Yazılım Stratejisini Benimsedi

Atef Helmy
Mısır İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Atef Helmy bakanlığın özgür ve açık kaynaklı  yazılımları (FOSS) destekleme stratejisini benimsediğini duyurdu.

6 Ocak 2014 Pazartesi

5651'de Değişiklik Kapıda



Toz duman arasında mecliste bir çorba kanun teklifi var ve 5651 sayılı kanun için değişiklikler içeriyor. Tam metnine http://www2.tbmm.gov.tr/d24/2/2-1928.pdf adresinden ulaşabilirsiniz, ben hızlıca göz attığımda şunları gördüm;

9 Ekim 2013 Çarşamba

Fransız Jandarma Teşkilatı 37.000 Bilgisayarı Ubuntu'ya Taşıdı

Fransa’da ordunun bir kolu olan ve kamu güvenliğinden sorumlu Jandarma teşkilatı son yıllarda sahipli yazılımlardan kurtulma konusunda liderlik ediyor.

5 Temmuz 2013 Cuma

Yun, BeagleBoard, Rascal, Raspi, Cubieboard & pcDuino

(http://www.cooking-hacks.com/ Sitesinden çeviridir.)

Arduino Yun’un piyasaya çıkmasını beklerken  sanıyorum piyasadaki yeni Linux aygıtları hakkında daha çok bilgi sahibi olmak ilginç olabilir. Yeni geliştirilenlerle birlikte pek çoğu Arduino uyumluluğu konusunda anlaşmış.

Neden?

Arduino 2005 yılında piyasaya sürüldüğünde  modüler bir platform olarak standart olmuştu. Sonraki tüm yeni aygıtlar insanlara Arduino kadar kolay kullanılabilir özellikte bir platform sağlamak istedi.

Bazıları Ethernet, Wifi, HDMI ve NAND Flash ile gelebiliyor, karşılaştıracağımız her kartta özellikler değişiyor. Fakat hepsi GPIO arabirimine sahip, hatta kolay port etmek için genişletilebilir kartları var.


Her birine kısaca bakalım

15 Mart 2013 Cuma

Google Reader'dan Taşınma Zamanı

Google, en çok kullandığım RSS takip uygulamasını 1 Temmuz'da emekliye ayıracağını açıkladı. Daha 3 ay var ama o gün gelmeden başka bir yere taşınıp alışmak iyi olur diye düşündüm. 15 Dakikalık bir araştırma sonucu Bloglines'ı bir deneyeyim dedim.

Abonelikleri almak için https://www.google.com/takeout/#custom:reader adresine gidip zip arşivini bilgisayarınıza indiriyorsunuz, içinden çıkan subscriptions.xml dosyası OPML biçiminde, yani bloglines gibi sitelerde içeri aktarabiliyorsunuz.

26 Şubat 2013 Salı

WebRTC Değişimin başlangıcı mı?

Gerçekte Skype, GoogleTalk, Jitsi gibi uygulamalar ve Adobe Flash uygulamaları olmadan da web tarayıcısı üzerinden ve hiçbir eklenti kurmadan anında görsel ve sesli iletişim kurabilmek teknik olarak mümkün. Ancak bunun için standart bir protokol olmadığından her firma kendi teknolojilerini geliştirmek zorunda kalıyor. Örneğin Google, Hangout uygulaması için her bir tarayıcı ve her bir işletim sistemi için ayrı ayrı eklenti ve uygulamalar geliştirmek durumunda. Ancak yakında tüm bu yazılımlara gerek kalmayacak gibi görünüyor.

Google, Mozilla ve Opera ile birlikte bu iş için WebRTC (Web Real Time Communications) adında bir W3C standardı üzerinde 2011 yılından beri çalışıyor. Bu sayede tek bir HTML5 uygulaması ile farklı sistemler ve tarayıcılar üzerinden gerçek zamanlı sesli ve görsel iletişim mümkün olacak. Gerekli kütüphaneler tarayıcılarda gömülü olacak ve standart Javascript API'leri sayesinde yönetilecek, herhangi bir cihazda kullanıcının ihtiyacı olan tek şey modern bir web tarayıcıdan ibaret olacak.

AT&T, Mozilla ile birlikte geliştirdiği WebRTC'yi temel alan WebPhone projesi için "vision for the future of seamlessly integrated communication." diyor.  İnternet bağlantısının olduğu her yerden hiçbir ek yazılıma gerek duyulmadan platform bağımsız kesintisiz anlık veri paylaşımı imkanı A.Graham Bell’in icadını tarih kitaplarına kaldırabilir mi? Özellikle IPv6’nın sağlayacağı avantajlar, mobil cihazların gelişimi ve VOIP desteği ile birlikte düşününce olabilir diyorum. 


WebRTC Desteği Firefox ve Chrome tarayıcıların son sürümlerine ekleniyor, Firefox ile test etmek için http://mozilla.github.com/webrtc-landing/ adresindeki örneklere bakabilirsiniz.

WebRTC'de öntanımlı kodlama VP8 olmuş (başka açık kodlamalar da destekleniyor ve ileride eklenebilir), ancak Microsoft bu durumdan pek memnun olmamış olacak ki CU-RTC adını verdiği benzer bir çalışmayı bağımsız olarak yürütüyor ve WebRTC'den daha esnek ve özelleştirilebilir olduğunu iddia ediyor.
 

http://html5labs.interoperabilitybridges.com/cu-rtc-web/cu-rtc-web.htm


5 Ocak 2013 Cumartesi

Bodhi Linux, epey eğlenceli bir eleman

Enlightenment (bundan sonra E diyeceğim) sonunda kararlı 17 sürümünü yayınladı. Yaklaşık 1.3 sürümünden bugüne kullandığım Ubuntu LTS tabanlı E dağıtımı Bodhi Linux ise 2.2.0 sürümü ile bu güncellemeyi ilk sunan dağıtımlardan birisi oldu. Bence E, hız ve hafiflik konusunda harika, Bodhi Linux ise E'yi en iyi, en güncel ve en derli toplu sunan dağıtım. Meraklısı için aşağıda bol görselli bir inceleme var;


21 Ekim 2012 Pazar

Silikon Vadisinde Bilgisayarsız Eğitim

İlköğretimde bilgisayar kullanımının fayda ve zararları  Türkiye'nin aksine gelişmiş ülkelerde epey zamandır tartışılıyor ve tecrübe ediliyor. Geçen yıl The New York Times internet sitesinde yayınlanan bir yazıdan, teknoloji şirketlerinin bazı üst düzey çalışanlarının çocuklarını bilgisayarsız eğitim yapan bir okula gönderdiklerini okumuştum.

Sonraki aylarda bu yazının bir çevirisini yapmanın iyi olacağını düşündüm, çünkü zavallı ulusal basınımızda Fatih projesini bu açıdan tartışan bir yazı, Dünya'daki tecrübeleri araştıran bir inceleme göremedim. Yazının üzerinden 1 yıl geçmiş olsa da konu tazeliğini koruyor.

Yeterliyseniz yazının orjinalini okumanız daha iyi olur zira benim çevirim çok iyi değil, zaten kendime güvenemediğim için sevgili Anıl Özbek ve Zeki Bildirici'den bir göz atıp düzeltme yapmalarını rica etmiştim, beni kırmadıkları için teşekkür ederim.

13 Eylül 2012 Perşembe

"Eee Windows fazla oldun!" demek de lazım

Can Dündar "Eee-devlet fazla oldun!" yazısı ile devletin güvenlik birimlerinin gazetecileri nasıl izleyebildiğini bir örnekle anlatmış;

...
Bir gün polisteki bir tanıdığı arayıp “Sakıncalı şeyler yazıyorsun” demiş.
Dehşete kapılmış gazeteci...
“Ne yazıyormuşum” diye sormuş.
Telefondaki kitabı anlatmaya başlamış.
“Ama... Nerden biliyorsunuz” diye kekelemiş bizimki...
“İnternete bağlı olduğun sürece bilgisayarına girip yazdıklarını görebiliyorlar” diye izah etmiş arayan.
...


19 Haziran 2012 Salı

Tübitak'ın vaat dolu Pardus toplantısının özeti


Pardus'un geleceği hakkında bugün Tübitak'tan beklenen basın toplantısı yapılmış, internet sitelerine düşen haberlerden ikisini okurken önemli cümleleri aşağıya not ettim, özet gibi oldu, ileride belki dönüp bugünlere bakmak isteyen olabilir.

7 Haziran 2012 Perşembe

Droid istilasına hazır olun, Çin'in droidleri Dünya'yı ele geçirecek

Özellikle son aylarda çeşitli teknoloji sitelerindeki haberlerden edindiğim intibaya göre droidler istilaya hazırlanıyor. Darth Vader'ın gizli gizli seri üretimi yapılan droidleri gibi Çin'de pek çok fabrika geceli gündüzlü milyonlarca tablet üretiyor ve bu üretim büyük bir hızla artıyor. Bu yeni bir şey değil tabii, önceki yıllarda da bilgisayar ve telefon gibi aletlerde aynı şeyi yaşadık ama bu sefer olaya istila gözüyle bakmamın nedeni bu tabletlerin işlev/fiyat oranı. Youtube'dan birkaç örnek;

10 Mayıs 2012 Perşembe

Youtube videosu eklenen SDN foruma kapatma kararı

Ülkemizdeki elektronik yasaklama uygulamasının son örneğini az önce ağzım açık okudum. Bir üyesi tarafından forumda bir youtube videosu paylaşılan SDN forum, Müyap tarafından şikayet edilmiş ve mahkeme SDN forum sunucularının kapatılmasına karar vermiş!* Evet, video Youtube sunucusunda, kapatılan SDN forum, üstelik bağlantı 15 dakikada kaldırılmış olduğu halde.

Üzerinde yorum yapabilmek için mantıklı bir şeyler aradım ama bulamadım. Umarım sanatçılar "böyle saçmalık olmaz" diyerek Müyap yönetimini uyarırlar. 


10 Nisan 2012 Salı

Pardus tarihi eser oldu


Pardus projesi 2011 yılının son aylarında, kağıt üzerinde olmasa da fiilen sona erdirildi. Aslında olayların gelişimine bakınca buna sona erdirmek yerine  infaz etmek demek daha doğru olacak, infazdan sonra Pardus'un başarısızlığından ötürü suçlu bulunmuş olduğunu öğrendik. Ancak bu konuda hiçbir doyurucu açıklama ve objektif bir değerlendirme sunulmadı. 

Şimdi kimse "ama Proje devam ediyormuş...." falan demesin lütfen, Pardus'a ait herşey artık birer tarihi eserdir, yarın bir dağıtım daha çıksa bile o başka bir şey olacak.

Ben de başarısızlıklar neler olabilir diye düşünerek aslında epeydir yazmak istediğim bazı tahminleri ancak yazma fırsatı bulabildim.

Belki kötü bir ürün olduğu için başarısız görüldü. Pardus'un Türkçe hata bildirimi kabul etmesi ve Türkçe belgelendirme ve gönüllü desteği nedeniyle ülkemizde hızlıca yaygınlaşması zaten normaldi. Tarafsızca değerlendirmek için uluslararası sitelerde Pardus hakkında yapılan incelemelere ve yurt dışındaki Pardus kullanıcılarının açtıkları sitelerdeki değerlendirmelere ve desteğe bakmak gerekiyor. Ben bakınca Pardus'un  kötü bir ürün olmadığını açıkça görüyorum.

Belki de kamu kurumları kullanmadığı için başarısızdı. Demek ki pek çok kamu kurumu Pardus'a göç çalışması başlatmış ancak Pardus yetersiz-başarısız olduğu için göç yürümemiş olmalı. Böyle bir şey duyan, gören, bilen var mı? Böyle bir şey olmadı, dahası Pardus'a kısmen veya tamamen göç eden birkaç kurumun halen Pardus kullandığını biliyoruz. Hatta bugün kağıt üzerinde bir Pardus kaldıysa belki varlığını bu kurumlara borçludur. Bence Pardus kamu kurumları için de oldukça yeterli bir ürün sundu.

Zaten Pardus'un kamu kurumlarında yaygın kullanılmamış olmasının nedenini kime sorsanız size anlatır;

  1. Kamu idaresi 5 yıl boyunca kanun, yönetmelik, genelge bağlamında kamu kurumlarını Pardus göçüne hazırlayıcı, teşvik edici veya bağlayıcı hiçbir çalışma yapmadı. 
  2. Yapmadığı gibi ihalelerde MS (Microsoft) teknolojilerine bağımlılığı arttıran yatırımlara da izin verildi. Hatta daha da kötüsünü yaparak kamu hizmeti almak isteyen vatandaşların MS ürünleri satın almasını zorunlu kılan hizmetler bile sundu.
  3. Kamu'da bilgi işlem kadrolarında görevli personellerin pek çoğu kamu yararını düşünüp MSCE ve eşdeğer belgelerini duvardan indirip çekmeceye koymak istemedi. Pardus ile karşılaştıklarında Pardus'un MS teknolojileri ile olan uyumsuzluklarını ve farklılıklarını bahane ederek çamur atıp, tepeden bir bakışla ahkam kestiler. (Ama yine de memurları suçlamayıp amirlere bakın, onlara bu fırsatı veren yine kamu idaresinin iradesizliğiydi)

Kısacası kamu idaresi 5 yıl boyunca Pardus'u yok saydı, MS ürünleri kadar sahiplenmedi. Tüm bunların sorumlusu olarak Pardus infaz edilmiş olmamalı.

O zaman  Pardus yönetimi başarısızdı. Bu önerme zaten (geçtiğimiz haftalarda) Pardus'un gıyabında yapılan yargılamada en çok oyu almış görünüyor, hatta diğer maddelerin pek çoğu da kendi içerisinde yönetim başarısızlığını taşıyor. (bkz: http://nyucel.blogspot.com/2012/03/pardusun-yarn-calstaynn-ardndan-2.html)



Pardus'u infaz edenler çalıştay katılımcıları gibi sadece yöneticileri sorumlu göstermiş olsaydı yöneticileri değiştirmeleri ve yeni politikalar belirlemeleri yeterli olacaktı, ama aşırı bir tepkiyle mühendislerle birlikte projeyi tamamen dağıtmak yoluna gidildi.

Ayrıca son zamanlarda infaz nedenlerinin sadece bunlardan ibaret olmayabileceğini de düşündüm, kağıt üzerinde bir isim olarak kalan projenin BİLGEM'den ULAKBİM'e bağlanmış olması projenin çalışma şeklinin de değiştirilmek istendiğini gösterdi. Ancak bu da mühendislerle birlikte projeyi dağıtmayı gerektirecek bir sebep olmasa gerek.

Sonuçta kamu kurumlarında yaygın kullanılmaması, kötü bir ürün olması ve kötü bir yapılanma ile geliştirilmesi gibi gerekçeler yukarıda yazdıklarımı çürütecek şekilde nesnel olarak ispatlanmış olsaydı bile, bunların hiç birinin çözümü projeyi yok etmeyi gerektirmiyordu. Tabii gerçekten amaç Pardus'u devam ettirmek idiyse.

Şimdi tüm bu yazdıklarımı bir kenara koyup bir de şuna bakıyorum; Önce sorunları tespit edip çözüm arayalım, gerekiyorsa ondan sonra yok ederiz demek yerine aceleyle infaz ettikten sonra gelin bakalım neymiş bu Pardus'un başarısızlığı demenin profesyonel bir yeniden yapılanma çalışması ile ilgisi yok.

Tüm bunların ışığında projenin ipinin geçen yıl ortalarında çoktan çekilmiş olduğu, ipi çekenlerin başarı ve başarısızlık gibi bir hassasiyetlerinin olmadığı, bunların sadece bahaneler olduğu, nesnel değerlendirmeler yapılmadığı, yeniden yapılanmadan anlaşılanın yok et ve yeniden inşa et olduğu sonucuna vardım. 
 
Eh, pek çok kurumun, sevimli görünmesi için adına yeniden yapılanma denilen bu çarktan geçtiğini biliyoruz, ancak işin bu pis kısmını değerlendirecek değilim.

19 Mart 2012 Pazartesi

Google Dokümanlar 5 gündür kırık

Google Dokümanlar'da 15 Şubat'tan beri önemli bir hata mevcut, paylaşılan koleksiyonlara gogıl hesabı ile giriş yapılmadığı sürece erişilemiyor ve HTTP 500 sayfası ile karşılaşılıyor. Bazı kullanıcılar bir hata raporu ile durumu bildirmiş, bazı gogıl çalışanları da üzerinde çalıştıklarını ifade etmişler. Amacı paylaşmak ve ortak çalışmak olan bir hizmet hayati bir uzvunu yitirmiş durumda.

Ancak bana ilginç gelen şey özellikle ABD'de aralarında kamu kuruluşları da olan  pek çok kurumsal müşteri tarafından kullanılan bir serviste 5 gündür devam eden böylesine öldürücü bir hata karşısında gogılın hiçbir blog girdisi veya basın duyurusu yayınlamamış olması. Belki de benim takip etmediğim bir yerde yazılmıştır, öyle olsa bile pek çok teknoloji sitesinde haber olurdu diye düşünüyorum ama hala göremedim. Hadi gogıl açıklamıyor teknoloji sitelerinin de mi 5 gündür haberi yok? SkyDrive Sevenler Derneği üyeleri neden davul zurnayla ortaya dökülmedi anlayamadım. Bu işte bir gariplik var gibi geliyor bana.

23 Kasım 2011 Çarşamba

Yazsam faydası yok, yazmasam...

Sayın Bakan bazı eleştirileri yanıtlamış;


Okurken aklıma gelenleri yazayım dedim.

"Yasak söz konusu değildir. Tamamen isteğe bağlıdır."

Yıllardır mahkeme kararlarıyla genel sansür uygulanıyor, bunun adı yasak değil mi? Değil, çünkü ortada özgür bir internet olmayınca yasak kelimesinin anlamı kalmıyor. Üstelik "Bedelli askerlik" aslında "Bedelli tezkere", yani askerlik=tezkere olabildiğine göre yasak=özgürlük de olabilir, tabi tabi neden olmasın?

"...biz mahkeme kararını tanımıyoruz, internete yasak gelir mi?' diye duyarsız kalıp, mahkeme kararını uygulamayacak mıydık? Biraz insaf lazım."

Bu mahkemeler keyfi değil ilgili kanuna göre karar veriyor, bu kanunları da leylekler getirmedi ki? Kanunları çıkartıp sonra "ne yapalım mahkeme kararı" demek... biraz insaf.

''Biz ne yapacaktık; 'ey Youtube, sen istediğin gibi Atatürk'e hakaret et,... ama sonunda biz Youtube'u dize getirdik."

Malum ülkelerden birinde 17 yaşındaki bir çocuk lise arkadaşlarına hava atmak için bir video hazırlayıp paylaşıyor ve paylaştığı sitenin 70 milyona yasaklandığını öğreniyor. Bu eğlenceyi görenler acaba Türkiye'de şu siteyi de yasaklatabilir miyim diye yarışa girmeye başlıyor. X Ülkesindeki birisi suç işliyor, cezası 70 milyon insana kesiliyor, pardon dize getiriliyor.

"'Milyonlar kazanıyorsunuz, beş kuruş vermiyorsunuz, bunu yapmaya hakkınız yok, temsilciliğiniz yok' dedim"
 
Dedi ve masum vatandaşlarına zincir vurdu, kendimi rehine gibi hissetmiştim. Hadi rehine olmayı kabul ettik diyelim, Youtube, kendisi gibi yüzlerce site ile birlikte uzun yıllardır aynı şekilde çalışıyordu, beş kuruş vermedikleri hakaret videoları yayınlanınca mı akıllara geldi, bu zaafiyetin vergi kaybının hesabı kime sorulacak? Ve neden sadece Yutub'un 5 kuruşu hesap ediliyor? Ayrıca TC'de iş yapan şirket ve şahısların yurt dışındaki hosting firmalarına ödedikleri kuruşlar nasıl vergileniyor?  Youtube hakaret dolu yorumlarla dolu, onlar ne olacak?  Bu işte başka hesaplar mı var? 

Neyse, fazla kafa yorarsam sıyıracağım. Görünüşe göre TC Devleti birilerini dize getirmek için vatandaşlarını rehine olarak kullanmaya devam edecek.


Ayrıca bir zamanlar güvenli bilgisayar ve internet kullanımı için Pardus kullanılabileceği de yazılan http://guvenliinternet.org/ sitesi artık Microsoft'a emanet edilmiş durumda, reklamlar gırla gidiyor.

15 Kasım 2011 Salı

Google hesabı olmayanlar google gruplarına nasıl katılacak?

Bir google e-posta grubuna katılmak istediğinizde grup sayfasındaki "Bu gruba katıl" bağlantısını tıklıyorsunuz ve oturum açmadıysanız google oturumu açmanızı isteyen bir sayfa ile karşılaşıyorsunuz. 

Ya Google hesabınız yoksa? Sayfada ne [grupadı]+subscribe@googlegroups.com adresine bir e-posta gönderebileceğinize dair ne de başka bir bilgi yok. Google hesabınız yoksa üye olamazmışsınız gibi bir intiba uyandırıyor Google.

Eğer bir grup yöneticisiyseniz ve bu durumdaki kullanıcılar için bir kolaylık istiyorsanız grup ayarlarından ulaşabileceğiniz ve e-posta kayıt formu bulunan tanıtım kutusu HTML kodunu web sayfanızda yayınlayabilirsiniz.

Ya bir web sayfanız yoksa? veya web CMS sistemi, forum sayfası gibi siteler HTML  kodlarındaki form alanlarını temizleyerek kaydediyorsa (ki benim başıma gelen durum budur)!

Bu durumda grup URL'sinin sonuna /boxsubscribe ekleyip bu bağlantıyı paylaşabilirsiniz. Sayfada ilk bakışta kullanıcıyı şaşırtan bir cümle bulunsa da Google hesabı olmayanlar için de eli yüzü düzgün bir form sağlamış olacaksınız.

(Örn: http://groups.google.com/group/antalya_linux/boxsubscribe)

Ancak bu bağlantıyı grup sayfasına eklemenin bir yolunu bulamadım.

2 Kasım 2011 Çarşamba

Kağıt kullanımını azaltmak için

Kamu kurumlarının idarecileri diğer kamu kurumlarının idarecilerinin bayramını kutlamak için iki satırlık bir mesaj yazılı kağıtları postaya vermeye başladı şu günlerde.

Konuyu abartıp matbaa baskılarına kadar işi götürenleri de gördük zamanında. Ülke çapında düşünürsek en masumu kurum yazıcılarından çoğu renkli olarak birinci kalite kalın kağıtlara basılan ve beyaz zarflarla dağıtılan belki yüz binlerce posta. Bu iş için özel kağıtlar ve zarflar satın alınır, posta masrafları ödenir, personeller özel mesai harcar, peki hangi kamu yararı için?

Wallmart'ın kurum içerisindeki tüm yazışmalarında kağıtların arka yüzlerini de kullandığını okumuştum bir yerlerde. Bugün hiçbir kamu kurumu bu yöntemi uygulamıyor, düşük kaliteli kağıtlar da kullanılmıyor. Okullarda öğrencilere dağıtılan metin ve sınav kağıtlarının hepsi birinci kalite kağıtlar vs.

Bu sabah izlediğim gelecek vizyonu videosunda hiç kağıt olmayan bir dünya tasvir edilmişti. Henüz o günler gelmedi ama en azından tebrik kartları için interneti kullanın lütfen.





26 Eylül 2011 Pazartesi

Windows "Users" klasörünü başka bölüme taşımak

İşyerimdeki Windows 7 kullanılan sistemlerdeki klasik Windows sorunlarına karşı en çok güvendiğim yazılım Clonezilla. Ancak Windows sistem bölümünü yedeklemeye kalkınca mecburen "Users" klasörü altındaki kullanıcı dosyalarını da yedeklemek gerekiyor, eğer kullanıcı büyük boyutlu dosyalarla çalışıyorsa veya resim, video ve müzik klasörleri doluysa yedekleme işi gereksiz yere uzuyor, üstelik geri yükleme yapınca kullanıcının dosyaları yedekleme tarihine geri yükleniyor ve yeni dosyalar siliniyor.

Maalesef Windows kurulumunda Linux sistemlerde olduğu gibi kullanıcı klasörünü başka bir disk bölümüne konumlandırma seçeneği yok ve bunu elle yapmak biraz acı verici. (Böyle basit bir özelliğin neden eklenmediğini hep merak etmişimdir.)

Örneğimde Windows 7 kullanıyorum ve diskte 3 bölüm mevcut, en azından bizi ilgilendirenler 3 tane.
  1. Boot
  2. C: [System]
  3. D: [Data] (NTFS)
1. Boot bölümü kurulumda otomatik oluşturuluyor ve önyükleme sistemi var, ancak Windows içerisinde sürücü harfi atanmadığı için normalde görünmeyen bir bölümdür.
2. C: Kurulum yapılan ve Users klasörünün bulunduğu sistem bölümü.
3. D: Kullanıcı klasörünü taşıyacağımız bölüm. NTFS Olarak Biçimlendirilmiş olması gerekiyor.

Aslında yapılacak işlem klasörü kopyalamak ve yeni yerine bir bağlantı oluşturmaktan ibaret (Linux'taki sembolik bağ gibi), ancak Windows açıkken Users klasöründeki bazı dosyalar kilitli olduğu için kopyalanması mümkün olmuyor. Sistemi Windows Kurulum DVD'si ile açıp kopyalamak gerekiyor.

DVD'den açınca da disk bölümü harfleri farklı oluyor ve doğru bağlantı oluşturabilmek için bölümlere doğru harfleri elle atamak gerekiyor. Şükür ki bu iş için Windows'un "diskpart" adında bir disk yönetimi konsol aracı var. Uygulama şöyle;

Sistemi Windows DVD'si ile açıp, onarma seçeneklerini seçip, komut konsolunu açın ve "diskpart" komutunu çalıştırarak disk yönetim konsoluna geçin.

İhtiyacınız olan komutlar şunlar;
  • LIST DISK
  • LIST PARTITION
  • SELECT DISK X
  • SELECT PARTITION X
  • ASSIGN LETTER=Y
  • EXIT
LIST ... komutları mevcut disk ve bölümleri listeliyor, birimler listelerde 0,1,2,... gibi sayılarla isimlendiriliyor, bu sayıları SELECT ... komutlarındaki X parametresi yerine yazmanız gerekiyor. SELECT ... komutları ise üzerinde işlem yapacağınız birimi seçmek için kullanılıyor. İşlem yapmak için önce diski sonra bölümü seçmeniz gerekiyor. ASSIGN ... ise seçili bölümün harfini değiştirmek için kullanılıyor, Y parametresi yerine boşta olan bir harfi yazıyorsunuz. (Zaten komutlar yeterince kendisini açıklıyor, ayrıntıyı merak ediyorsanız HELP ve HELP <komut> çalıştırın.)

Örnekte disk 0, bölüm 2'inin harfini E yapalım;

>LIST DISK
>SELECT DISK 0
>LIST PARTITION
>SELECT PARTITION 2
>ASSIGN LETTER=E

Siz LIST komutlarının çıktısındaki bölüm boyutlarına bakarak sisteminizde gerçekte hangi bölümün hangi harfte olması gerektiğini biliyor olacaksınız. ASSIGN işleminde sadece kullanılmayan harfleri yazabildiğiniz için en iyisi önce mevcut bölümlerin harflerini alfabenin sonlarında birer harf olarak değiştirip sonra olması gerektiği gibi ayarlamanız iyi olur, böylece çalışacağınız C: ve D: harfleri de işin başında boşa çıkmış olacağından bir karışıklık yaşama ihtimaliniz azalır.

Son olarak EXIT komutu ile çıkış yapın ve DIR komutuyla doğru atama yapıp yapmadığınızı mutlaka kontrol edin (DIR C: gibi). DIR Komutu ile o bölümdeki dosyalar listelenir, doğru bölümün doğru harfe ait olup olmadığına böylece bakabilirsiniz. Artık C:\Users klasörünü D:\Users olarak kopyalama ve bağlama işlemi yapılabilir. Komutlar şöyle;

>ROBOCOPY  /COPYALL  /MIR  /XJ  C:\Users  D:\Users
>MOVE   C:\Users  C:\Users-backup
>MKLINK  /J  C:\Users  D:\Users

ROBOCOPY Komutunda hata alırsanız kesinlikle işleme devam etmeyin, parametreleri küçümsemeyin işin püf noktaları onlarda. Sorun yoksa sistemi yeniden başlatın, eğer her şey yolundaysa C.\Users-old klasörünü silebilirsiniz ve kullanıcı verilerine dokunmadan sistem bölümünü klonlayabilirsiniz.

Bu yöntemi pek çok bilgisayarda sorunsuzca uyguladım, ancak oluşabilecek veri kayıplarından beni sorumlu tutmayın çünkü henüz hiç başıma gelmediği için bir sorun çıkarsa nasıl eski hale getirileceğini bilmiyorum :)

12 Eylül 2011 Pazartesi

Spor Genel Müdürlüğü Pardus'a kapılarını kapattı

Spor Genel Müdürlüğü 81 vilayette bulunan il müdürlüklerini de içerisine alan yeni bir yapılanma amacıyla tüm bilgisayar sistemlerini tek bir etki alanına (domain) dahil etme çalışmaları yürütüyor. Bu çalışma özel bir firmaya ihale yoluyla verilmiş durumda.

Ancak yapılan çalışmalar tamamen Microsoft teknolojileri kullanılarak yürütülüyor ve firma tarafından il müdürlüklerinde bulunan Pardus sistemler yerine Windows kurulması isteniyor. 81 İlde toplam 1600 civarında bilgisayar kullanılmakta.

Böylece ülke çapında teşkilatlanmış olan bir kamu kurumu adeta Pardus'a kapılarını kapatmış, gücün karanlık tarafına geçmiş oldu.