10 Mart 2011 Perşembe

Javascript Flash'a alternatif olursa artık şaşırmayacağım

2000'li Yıllar ile Adobe Flash nedeniyle biraz gölgede kalan Javascript, Google sayesinde son yıllarda altın çağını yaşamaya başladı.

Bugün Google, neredeyse tüm internet teknolojisini JS'e dayandırıyor ve geliştirdiği kütüphanelerle sınırları zorlamaya devam ediyor. Belkide bu sayede tarayıcıların JS motorları da performans ve güvenlik konusunda sürekli geliştiriliyor. Bu da JS'e dayalı Google harici teknolojilerin de geliştirilmesini tetikliyor olsa gerek.

Buna son örnek JS+SVG teknolojilerinin swf dosyalarını oynatmak için kullanıldığı Smokescreen teknolojisi. İnternette görünce "hah sonunda bunu da yaptılar" dedim. Aslında Flash dosyalarını oynatmak değilde JS+SVG ile bambaşka bir Flash alternatifi geliştirilebilir diye zaman zaman düşündüğüm oluyordu. Smokescreen, Quake2'nin GWT portundan sonra beni şaşırttı. Benim bildiğim HTML5, GWT, WebGL ve Smokescreen gibi teknolojiler Flash'ın alanını daraltmaya kararlı görünüyor. Eh, bir gün Flash Silverlight ile bir çukura gömülürse hiç kimse üzülmez herhalde.

1 Mart 2011 Salı

Kafayı kuma gömmeye devam...

Birileri bilmediğimiz bir suç işlemiş ve cezası milyonlarca kişinin özgürlüğü elinden alınarak kesiliyor yine, Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesi, 14.01.2011 tarih ve 2011/156 sayılı kararıyla blogspot'a erişim engelleme kararı çıkmış.

26 Şubat 2011 Cumartesi

KDE Ayarlarını konsoldan değiştirmek ve Dbus ile bilgi almak

KDE'deki bir plasma programcığının ayarları ile ilgili gogılda bir şeyler ararken gözüme ilginç bir komut takıldı;

qdbus org.kde.kwin /KWin org.kde.KWin.compositingActive

Kwin efektlerinin açık olup olmadığını true/false olarak döndürüyor. Komut yardımına bakarsanız KDE ile ilgili pek çok konuda bilgi sağlayan metodlara ulaşabilirsiniz, örneğin;

qdbus org.kde.kwin /KWin

Komutu ile Kwin metodlarının listesini alabilirsiniz, servis listesi için parametresiz çalıştırmak yeterli. Dbus'u yüzeysel olarak bilenler için çıktılardan yolunu bulmak kolay olacaktır.

Açtığım bazı forumlarda da şunu gördüm;

kwriteconfig --file kwinrc --group Compositing --key Enabled false

KDE'nin ayarlarını, yani rc dosyaları değiştirmek için kullanılıyor, örnekte masaüstü efektini konsoldan kapalı olarak ayarlamış oluyoruz. RC Dosyalarını bilenler için komutun kullanımı oldukça açık görünüyor.

Oyunlarda KDE efektlerini otomatik kapatmak/açmak

Hemen aklıma Özgürlükiçin.com forumundaki bir soru geldi, FPS oyunlarını açarken masaüstü efektlerinin otomatik kapanması, oyundan çıkınca otomatik açılması isteniyordu, efektler bazı sistemlerde performans kaybına neden olabiliyor çünkü.

Eh yukarıdaki komutla bu işi yapmak zor değil, örneğin meşhur Urbanteror oyunu için bunu yapmak istersek oyunun menü seçeneğini düzenlemek yeterli olacak. Ama menü düzenleme aracındaki komut alanı kısa olduğu için ve komutumuz uzun olduğundan rahat çalışmak için boş bir Kwrite penceresi açıp aşağıdaki tek satırdan oluşan komut dizinini boş sayfaya yapıştırın.

kwriteconfig --file kwinrc --group Compositing --key Enabled false; (kwin --replace&); ***; kwriteconfig --file kwinrc --group Compositing --key Enabled true; (kwin --replace&)

Sonra menü düzenleyicisini açıp oyunun menü seçeneğindeki komutu (örneğimizde urbanterror) kopyalayıp *** yerine yapıştırın, Kwrite'daki komutumuz şöyle olacak;

kwriteconfig --file kwinrc --group Compositing --key Enabled false; (kwin --replace&); urbanterror; kwriteconfig --file kwinrc --group Compositing --key Enabled true; (kwin --replace&)

Son olarak bu komut dizisinin tamamını menü seçeneğindeki komut alanına yapıştırın ve kaydedin.

22 Şubat 2011 Salı

Pardus Kurumsal sürümü nasıl kurumsal olur?

Pardus Kurumsal 2 yayınlandı ve yarın (23 Şubat 2011) tanıtımının yapılacağını öğrendik. Kurumsal sürüm hakkında 3 yıllık destek sağlanacağı ve kararlı paketlerden oluşturulan bir dağıtım olduğundan fazla bir bilgi yok. Pardus ekibinin uzaktan yönetim için bazı teknolojiler geliştirdiği gibi bazı bilgileri de projeyi yakından takip edenler az çok biliyor.

Ben RC sürümünden bugüne iş yerindeki bilgisayarımda kullanıyorum. Klasik ofis işleri dışında afiş vb. ihtiyaçlar için amatör grafik işleri de çıkarıyorum. Yaşadığım birkaç önemli hata nedeniyle hala RC sürüm kullanıyormuşum gibi hissetsem de bunların dışında oldukça rahatım. Özellikle LibreOffice hesap tablosundaki yazdırma hatası tam bir nazar boncuğu olmuş durumda.

İş donanımlara gelince bir Linux dağıtımı kullanıyor olmak duruma göre büyük bir şans veya büyük bir talihsizlik oluyor. Ben her ikisini de yaşadım, bilgisayarımdaki tüm donanımlar ve renkli lazer yazıcım ve iş yeri ağındaki birkaç yazıcı ile hiçbir sorun yaşamadım her şeyi otomatik tanıdı sürücü yükleme vs. olayını unuttum gitti, bu gerçekten büyük rahatlık. Ama HP'nin Linux için sürücü üretmediği tarayıcı cihazı için kimsenin yapabileceği bir şey yoktu, onu da VirtualBox ile bir Windows kopyası kurarak çalıştırabildim.

Her neyse Kurumsal 2'den memnunum şimdilik, ancak konu kurumsal olunca şu aşamada konunun teknik tarafından ziyade sunum kısmı daha önemli.

Kurumsal 2 nasıl kurumsal olur? diye sormak lazım.

Evet, Kurumsal 2 çok başarılı ve kararlı bir Linux dağıtımı olsa bile bu tek başına kurumsal olarak tercih edilmesi için bir neden olamaz. Şu hep lafı geçen ama ne olduğu üzerine şimdiye kadar pek konuşulmayan (veya benim duymadığım) ekosistem olayı Kurumsal çözümler için hayati bir konu. Çözüm ortaklığı, göç ortaklığı ve kurumsal destek gibi yatırımlar bir kurumsal sürümü kurumsal yapacak şeylerdir diye düşünüyorum.

Bu sektörün içinde olmayan ve uzaktan takip eden birisi olarak Türkiye'de bu konuda yeterli iş gücü ve bilgi birikimi olduğunu sanıyorum ancak Linux ve özgür yazılım pazarı bugüne kadar hep çok küçük olduğu için bu konuda iş yapan firmalar da büyük sermayeli ve yaygın hizmet ağı bulunan firmalar değiller.

Böyle bir ortamda Pardus Kurumsal'ın hızlı bir patlama yaparak yaygın kullanıma kavuşmasını beklemek gerçekçi görünmüyor. Pardus belki de, sığ olan piyasadaki mevcut oyuncuların yanında Pardus için hizmet üretecek yeni firmaların doğmasını sağlayarak kendi ekosistemini kendisi oluşturacak. Bu kısa vadeli bir süreç olmayabilir ancak uzun vadede Pardus'a hem teknik hem ekonomik açıdan çok büyük bir rahatlık sağlayabilir.

Örneğin bugün için ütopik bir örnek şöyle olabilir: Bir bilişim çözümü şirketi kendi çözümlerini Pardus teknolojilerini kullanarak ama paketleri kendi ihtiyaçları doğrultusunda derleyip kendi bakımını yaptığı özel deposu üzerinden müşterilerine sunmak isteyebilir. Böyle bir çalışma artık Pardus olmayacaktır, kendi yaşam döngüsü ve geliştirme süreci içinde var olacaktır.

Yine de bu dal projenin geliştiricileri Pardus teknolojilerindeki hatalara yama üretecek, ihtiyaçları doğrultusunda geliştirmeler yapacak, bu dal projeden Pardus projesine teknoloji ve iş gücü katkısında da bulunacaktır. Tüm bunları da kendi ekonomik güçleri ile yapacaklar.

Buradaki çıkış noktası dallanmanın amacı ve ihtiyaçlar, yani yukarıdaki örnekteki gibi şirketin tam kontrolündeki bir dağıtım ihtiyacı ve üzerine eklemlenmiş özel bir ticari teknoloji amacının Pardus'a büyük geri dönüşler sağlayacağı açık.

Bugün için ayakları daha bir yere basan iyimser bir örnek ise destek firmalarının sayısının artmasını, hızlı büyümesini ve rekabetin artmasını sağlayacak büyük göç projelerinin hayata geçirilmesi olabilir. Büyük kelimesi geçince Türkiye'deki en büyük müşteri hala kamu kurumları olduğu için gözler doğal olarak hemen kamuya çevriliyor. Gerçekten de kamu kurumları ekosistem ve piyasanın patlamasını sağlayacak ölçüde büyük bir pazar, ancak konu kamu kurumları olunca hem büyük bir şans hem de şanssızlık ihtimali kendini gösteriyor çünkü doğal piyasa şartlarının tam olarak geçerli olmadığı bir alan orası.

Kamu idaresinin önümüzdeki yıllarda Pardus teknolojilerine göç için harekete geçeceğine dair en küçük bir beklenti bile bugün piyasayı zıplatmaya yetecektir. Harekete geçilmesi ise birkaç yıl içerisinde destek firmalarının kendi teknolojilerini Pardus üzerinde geliştiren ARGE şirketlerine dönüşmelerine ve 5 yıl içerisinde uluslararası pazara açılmalarına kadar varacak zincirleme bir etkiye yol açabilir. Birkaç yıl sonra taşra caddelerinde Pardus logosu giydirilmiş araçları içerisinde iyi giyimli kişiler görürseniz böyle bir senaryonun gerçekleştiğini anlayabilirsiniz.

Kötü senaryo ise, kamunun göç için bir irade göstermemesi sonucunda ancak bazı kurumların kendi iç çabaları ve bütçeleri ile münferit göç yatırımlarına kalkışmaları, oluşacak sığ bir pazar ve gelişemeyen destek firmaları olarak çizilebilir. Pardus logosunu sadece "Veryansın Teknoloji firması ile Pardus çözümleri" başlığı taşıyan internet reklamlarında görüyorsanız da böyle bir durumun gerçekleştiğini anlayabilirsiniz. :)

Bugüne gelirsek, (geçmiş 5 yılın tecrübesine de bakınca) kötü senaryoya yakın olduğumuzu hepimiz biliyoruz galiba, ancak kamu politikalarının seçimden seçime hatta akşamdan sabaha nasıl değişebileceğini de. Ne yani, projenin geleceği böyle bir ihtimale mi kalmış? diye düşünüyor olabilirsiniz. Böyle bir hareketin kendiliğinden ortaya çıkmasını kast etmiyorum sadece nasıl olacağı veya neler yapılırsa gerçekleşeceği konusunda bir fikrim yok, belki de bu konuda bir beyin fırtınası veya bir çalıştaya ihtiyaç vardır.

Bunlar benim kısıtlı bilgim ve konunu biraz kıyısında kalmış basit bir kullanıcı olarak düşüncelerim ve Kurumsal sürümler için gelecek vizyonum. Umarım yarın yapılacak tanıtımda proje yöneticisinin daha gerçekçi ve ikna edici bir gelecek vizyonu sunduğunu ve hedef analizi yaptığını basından okuruz.

18 Şubat 2011 Cuma

Dino (Dnsomatic.com ip güncelleme istemcisi)

Evinizdeki internet bağlantısında OpenDNS servisinin filtreleme hizmetini kullanmak istiyorsanız veya sunucunuzdaki ftp, http, vnc gibi servislere ücretsiz bir alan adı üzerinden erişmek istediğinizde ip adresinizi bu servislere kayıt etmeniz gerekiyor. Ip adresiniz sabit değilse bu işi düzenli ve otomatik olarak yapacak bir araca ihtiyaç oluyor.

Aslında bu iş oldukça basit ve ddclient gibi başarılı araçlar zaten var ancak bunların bir arayüzü yok. Bu açıdan Dino'nun kullanımı oldukça kolay.

Bir başka OpenDNS hizmeti olan Dnsomatic.com servisi ise ip güncellemeye ihtiyaç duyan popüler pek çok servisteki hesaplarımıza tek tek güncelleme yapmaktan bizi kurtarıyor. Tüm bu servisleri önce dnsomatic.com hesabınıza kaydediyorsunuz, sonra dnsomatic'e tek bir güncelleme isteği gönderiyorsunuz, o sizin için kayıtlı tüm servislerinizi güncelliyor.




https://github.com/alierkanimrek/dino

http://www.ozgurlukicin.com/forum/gonullu-calismalar/20861/?page=1

12 Şubat 2011 Cumartesi

Ortaya karışık Pardus, Paso, Pog, Dnsomatic, Dino ve Imageshack salatası

Uzun zamandır günlük yazmamışım, az günlük yazdıkları için hep eleştirdiğim Pardus gelişitiricilerini daha iyi anlıyorum galiba :)

Son günlük yazımdan bugüne Pardus 2011 yayınlandı, hatta üzerine güncellemeler bile geldi ama ne acıdır ki ülkemizde hiçbir yerde doğru düzgün bir Pardus 2011 incelemesi göremedim. Yurt dışından bazı incelemeler okudum ama sanki Pardus Türkiye'de geliştirilmiyormuş gibi ülkemizden çıt yok. Belki de ben görmedim bilemiyorum, zaten bu muhabbetin sonu özgür basın tartışmasına kadar gider şimdi :P

Bu arada ben nightware çalışmalarına yavaş da olsa devam ediyorum, Pardus seçkileri hazırlamak isteyen kullanıcıların işini kolaşlaştırmak amacıyla Pardus 2009 için yazdığım Paso'yu 2011 için revize ettim ve geçenlerde Öİ forumlarında Alpha sürümünü duyurmuştum.


Paso öncekine göre biraz daha basit ve sade bir kullanıma kavuştu ve hızlandı. Ayrıca OpenDNS servisinin internet filtresi hizmetini kullanmak isteyen Pardus 2009 kullanıcılarının dinamik ip ardeslerini güncelleyen POG adında bir araç geliştirmiştim ve Pardus 2009 depolarına girmişti bu. POG'u bir elden geçireyim derken OpenDNS yönetiminin genel bir dinamik ip güncelleme servisi işletmeye başladığını gördüm. http://www.dnsomatic.com/ Adresinden ücretsiz abonelik alabileceğiniz bu servise OpenDNS, Sitelutions, EveryDNS, DynDNS gibi daha pek çok servise ait üyeliklerinizi kayıt edebiliyorsunuz ve tahmin edebileceğiniz gibi sadece Dnsomatic servisine ip güncelleme isteği göndermeniz yeterli oluyor, Dnsomatic tüm aboneliklerinizi sizin için güncelliyor.

Böyle güzel bir servis olunca ben de 2011 için POG'u rafa kaldırdım ve Dnsomatic servisi için DINO adında yeni bir istemci geliştirmeye başladım. Temel işlevleri yazdım, geriye küçük bir arayüz ekleme ve biraz test edilme işi kaldı.


Yine de Dnsomatic'in API'sini geliştirmesi lazım, örneğin kullanıcının kayıtlı olan servislerini almak veya bazı servisleri tek seferde güncellemek mümkün değil şu anda. Ekran görütülerini paylaşım sitesine yüklemek için 2009'da Imageshack'ın istemcisini kullandığımı hatırladım, Wine ile kurmuştum gayet güzel çalışıyordu, 2011 kurulumunda /home bölümüne işlem yapmadığım için Wine programlarını tekrar kurmak zorunda kalmamak güzel, Imageshack istemcisi hala sorunsuz çalışıyor.


18 Ocak 2011 Salı

Pardus Kurumsal'a ağ yazıcısı eklemek

Linux kullanımı konusunda plan ve prensipler olmadan hareket eden işletmeler kullanıma aldıkları donanımların üreticilerinin Linux sürücüleri sağlayıp sağlamadığını veya özgür sürücüler bulunup bulunmadığını genellikle dikkate almazlar. Özellikle ülkemizdeki kamu kurumlarında böyle bir planlama ne duydum ne gördüm. Bu nedenle Pardus açısından iş yerlerindeki özellikle kamu kurumlarındaki en büyük sorun herhalde Linux için planlanmamış makine parkı olacak.

Eh tabii kamu tüm bunlardan önce bir oturup Pardus kullanımı konusunda bağlayıcı veya teşvik edici düzenlemeler yapması gerekiyor veya geçtiğimiz yıllarda çoktan yapması gerekiyordu. Artık orasını büyüklerimiz bilir :)

Her neyse iş yerinde kullandığım Pardus Kurumsal'a Samba ağında bulunan bir Windows makinesine bağlı bir yazıcıyı şöyle ekleyiverdim.
  • Tasma'dan Yazıcılar'ı açıp Ekle>Yazıcı Sınıf Ekle tıklayarak ekleme penceresini açtım.
  • SMB Paylaşımlı yazıcı ve kullanıcı olarak Anonim seçtim.
  • Sırasıyla kullanılan Çalışma Grubunu, Sunucu olarak bilgisayarın ağdaki adını ve Yazıcı olarak yazıcının paylaşım adını yazdım ve İlerledim. (Hiçbirisinde Türkçe karakter yoktu , olsaydı sorun olur mu bilmiyorum)
  • Sonraki diyalogda yazıcı model ve sürücüsünü seçtim. (Brother MFC7420 için MFC9600 seçtim)
Önemli kısmı bu kadardı, sonra önerilen sürücü ve yazıcının adı gibi diğer diyalogları da doldurduktan sonra işlem tamamlanıyor ve yazıcı yazmaya hazır.

Yazıcının hangi sürücü ile çalıştığı konusunda Google ilk aramada yardımcı oldu, bir Ubuntu forumunda MFC9600 ile çalıştığını okudum, ancak bu tür sorgulamalar için internette bir veritabanı vs. var mı bilmiyorum, olsa iyi olur.

8 Aralık 2010 Çarşamba

Nightware nedir?

Bugün bir forumda NIGHTWARE terimini kullandım, anlatmak istediğim şey bir yazılımcının veya yazılım meraklısının (bu ben oluyorum) boş zamanlarında (çoğunlukla geceleri) kendi çapında yazdığı kodlarla oluşturduğu yazılım projelerini ifade etmekti.

Ses benzerliği olan "nightmare" kelimesi bu tür amatör projelerin barındırabileceği pek çok hatanın ve her an "artık keyif almıyorum" denilerek gelişiminin durdurulabileceğinin habercisi gibi oluyor. Bu tür işler çoğunlukla da iş sonrası geceleri yazıldığından "night" kelimesiyle de başka bir açıklama yüklenmiş oluyor kelimeye.

"Nightmare/Software" İle olan benzerliği nedeniyle belki daha önce de kullanılmış bir terim olabilir ama ben hiç görmediğimden bir an kendimi mucit gibi hissettim. Zaten sayısı çok az olan bilişim terimlerine bir tane de ben ekleyeyim dedim fena mı? :P

3 Kasım 2010 Çarşamba

Günlük yazmak için kaçamak yapmak

Şu sıralar işyerimdeki hareketlilik ve berbat olan İngilizcemi yontma çalışmalarım nedeniyle gönüllü faaliyetlere ayıracak zamanım kalmadı. En çok üzüldüğüm konu Pardus 2011 testleri yapamıyor olmak, en son Beta kurdum ve yarım saat kadar kullanabildim, hala güncellenmeyi ve hata aramayı bekliyor. Her neyse, Armut'a ne oldu diyenler varsa endişelenmesin, her zaman buralardayım.

6 Ekim 2010 Çarşamba

Pardus öğrenci temsilcilikleri için çalışmalar başladı

Antalya Linux Kullanıcıları e-posta grubuna göndermek için yazdığım bir iletiydi ama günlüğe de eklemek iyi olur dedim.

----
Takip edenler biliyordur Özgürlükiçin.com Pardus Öğrenci Temsilciliği [1] çalışmalarına başladı, henüz çok yeni bir proje. Akdeniz Üniversitesinden temsilci olmak isteyenler forum sayfasından iletişime geçebilir. Üniversitede öğretim üyeliği yapan üyemiz varsa öğrencilere veya bilgisayar kulübüne duyuru yaparsa belki daha iyi olur.

Biliyorsunuz Pardus 2003 yılında planlanmaya 2005 yılında da geliştirilmeye başlanmış bir proje ve genel bütçeden sadece geçtiğimiz yıl cüzzi bir miktar destek görmüş durumda. Bizler için Pardus'u diğer Linux dağıtımlarından ayıran en belirgin özelliği kullanım alanları bakımından ülkemizin ulusal çıkarlarına hizmet etme amacı bulunması.

Pardus bugün bir Ubuntu, Suse veya Fedora gibi dağıtımlarla karşılaştırıldığında komik sayıdaki geliştirici, katkıcı ve kullanıcı ile yoluna devam etmekte. Çıkarılan ürünler ise her zaman bu dağıtımlarla karşılaştırılarak Pardus'un eksiklikleri eleştiriliyor. Bu tabii ki her zaman olması gereken ve sevindirici bir şey. Bunun yanında herkesin göğsünü kabartan pek çok övgü dolu inceleme de yapılıyor. [2]

Pardus'un eksiklikleri söz konusu olduğunda en büyük sorumluluk bence Üniversitelerimizde. Çünkü tüm dünyada özgür yazılımlara en büyük katkı (büyük şirketleri saymazsak) üniversitelerden yapılmakta ancak ülkemizde birkaç üniversite haricinde maalesef büyük bir sessizlik hakim. Oysa üniversitelerin katkısı ile geliştirilecek bir Pardus ülkemizdeki özgür yazılım ekosisteminin lokomotifi olacağı gibi ülkemizin gururu da olacak, belki 2023 sürümü distrowatch.com'da [3] ilk sıralara yerleşecek.

Örneğin Pardus 2011'in 64bit sürümü ÇOMÜ'deki kahraman Necdet YÜCEL hocamız [4] ve birkaç öğrencisinin çabalarıyla bugünlere geldi. Her üniversitemizde böyle bir heyecan ve istek olması Pardus'u bambaşka bir dağıtım haline getirebilir.