12 Şubat 2011 Cumartesi

Ortaya karışık Pardus, Paso, Pog, Dnsomatic, Dino ve Imageshack salatası

Uzun zamandır günlük yazmamışım, az günlük yazdıkları için hep eleştirdiğim Pardus gelişitiricilerini daha iyi anlıyorum galiba :)

Son günlük yazımdan bugüne Pardus 2011 yayınlandı, hatta üzerine güncellemeler bile geldi ama ne acıdır ki ülkemizde hiçbir yerde doğru düzgün bir Pardus 2011 incelemesi göremedim. Yurt dışından bazı incelemeler okudum ama sanki Pardus Türkiye'de geliştirilmiyormuş gibi ülkemizden çıt yok. Belki de ben görmedim bilemiyorum, zaten bu muhabbetin sonu özgür basın tartışmasına kadar gider şimdi :P

Bu arada ben nightware çalışmalarına yavaş da olsa devam ediyorum, Pardus seçkileri hazırlamak isteyen kullanıcıların işini kolaşlaştırmak amacıyla Pardus 2009 için yazdığım Paso'yu 2011 için revize ettim ve geçenlerde Öİ forumlarında Alpha sürümünü duyurmuştum.


Paso öncekine göre biraz daha basit ve sade bir kullanıma kavuştu ve hızlandı. Ayrıca OpenDNS servisinin internet filtresi hizmetini kullanmak isteyen Pardus 2009 kullanıcılarının dinamik ip ardeslerini güncelleyen POG adında bir araç geliştirmiştim ve Pardus 2009 depolarına girmişti bu. POG'u bir elden geçireyim derken OpenDNS yönetiminin genel bir dinamik ip güncelleme servisi işletmeye başladığını gördüm. http://www.dnsomatic.com/ Adresinden ücretsiz abonelik alabileceğiniz bu servise OpenDNS, Sitelutions, EveryDNS, DynDNS gibi daha pek çok servise ait üyeliklerinizi kayıt edebiliyorsunuz ve tahmin edebileceğiniz gibi sadece Dnsomatic servisine ip güncelleme isteği göndermeniz yeterli oluyor, Dnsomatic tüm aboneliklerinizi sizin için güncelliyor.

Böyle güzel bir servis olunca ben de 2011 için POG'u rafa kaldırdım ve Dnsomatic servisi için DINO adında yeni bir istemci geliştirmeye başladım. Temel işlevleri yazdım, geriye küçük bir arayüz ekleme ve biraz test edilme işi kaldı.


Yine de Dnsomatic'in API'sini geliştirmesi lazım, örneğin kullanıcının kayıtlı olan servislerini almak veya bazı servisleri tek seferde güncellemek mümkün değil şu anda. Ekran görütülerini paylaşım sitesine yüklemek için 2009'da Imageshack'ın istemcisini kullandığımı hatırladım, Wine ile kurmuştum gayet güzel çalışıyordu, 2011 kurulumunda /home bölümüne işlem yapmadığım için Wine programlarını tekrar kurmak zorunda kalmamak güzel, Imageshack istemcisi hala sorunsuz çalışıyor.


18 Ocak 2011 Salı

Pardus Kurumsal'a ağ yazıcısı eklemek

Linux kullanımı konusunda plan ve prensipler olmadan hareket eden işletmeler kullanıma aldıkları donanımların üreticilerinin Linux sürücüleri sağlayıp sağlamadığını veya özgür sürücüler bulunup bulunmadığını genellikle dikkate almazlar. Özellikle ülkemizdeki kamu kurumlarında böyle bir planlama ne duydum ne gördüm. Bu nedenle Pardus açısından iş yerlerindeki özellikle kamu kurumlarındaki en büyük sorun herhalde Linux için planlanmamış makine parkı olacak.

Eh tabii kamu tüm bunlardan önce bir oturup Pardus kullanımı konusunda bağlayıcı veya teşvik edici düzenlemeler yapması gerekiyor veya geçtiğimiz yıllarda çoktan yapması gerekiyordu. Artık orasını büyüklerimiz bilir :)

Her neyse iş yerinde kullandığım Pardus Kurumsal'a Samba ağında bulunan bir Windows makinesine bağlı bir yazıcıyı şöyle ekleyiverdim.
  • Tasma'dan Yazıcılar'ı açıp Ekle>Yazıcı Sınıf Ekle tıklayarak ekleme penceresini açtım.
  • SMB Paylaşımlı yazıcı ve kullanıcı olarak Anonim seçtim.
  • Sırasıyla kullanılan Çalışma Grubunu, Sunucu olarak bilgisayarın ağdaki adını ve Yazıcı olarak yazıcının paylaşım adını yazdım ve İlerledim. (Hiçbirisinde Türkçe karakter yoktu , olsaydı sorun olur mu bilmiyorum)
  • Sonraki diyalogda yazıcı model ve sürücüsünü seçtim. (Brother MFC7420 için MFC9600 seçtim)
Önemli kısmı bu kadardı, sonra önerilen sürücü ve yazıcının adı gibi diğer diyalogları da doldurduktan sonra işlem tamamlanıyor ve yazıcı yazmaya hazır.

Yazıcının hangi sürücü ile çalıştığı konusunda Google ilk aramada yardımcı oldu, bir Ubuntu forumunda MFC9600 ile çalıştığını okudum, ancak bu tür sorgulamalar için internette bir veritabanı vs. var mı bilmiyorum, olsa iyi olur.

8 Aralık 2010 Çarşamba

Nightware nedir?

Bugün bir forumda NIGHTWARE terimini kullandım, anlatmak istediğim şey bir yazılımcının veya yazılım meraklısının (bu ben oluyorum) boş zamanlarında (çoğunlukla geceleri) kendi çapında yazdığı kodlarla oluşturduğu yazılım projelerini ifade etmekti.

Ses benzerliği olan "nightmare" kelimesi bu tür amatör projelerin barındırabileceği pek çok hatanın ve her an "artık keyif almıyorum" denilerek gelişiminin durdurulabileceğinin habercisi gibi oluyor. Bu tür işler çoğunlukla da iş sonrası geceleri yazıldığından "night" kelimesiyle de başka bir açıklama yüklenmiş oluyor kelimeye.

"Nightmare/Software" İle olan benzerliği nedeniyle belki daha önce de kullanılmış bir terim olabilir ama ben hiç görmediğimden bir an kendimi mucit gibi hissettim. Zaten sayısı çok az olan bilişim terimlerine bir tane de ben ekleyeyim dedim fena mı? :P

3 Kasım 2010 Çarşamba

Günlük yazmak için kaçamak yapmak

Şu sıralar işyerimdeki hareketlilik ve berbat olan İngilizcemi yontma çalışmalarım nedeniyle gönüllü faaliyetlere ayıracak zamanım kalmadı. En çok üzüldüğüm konu Pardus 2011 testleri yapamıyor olmak, en son Beta kurdum ve yarım saat kadar kullanabildim, hala güncellenmeyi ve hata aramayı bekliyor. Her neyse, Armut'a ne oldu diyenler varsa endişelenmesin, her zaman buralardayım.

6 Ekim 2010 Çarşamba

Pardus öğrenci temsilcilikleri için çalışmalar başladı

Antalya Linux Kullanıcıları e-posta grubuna göndermek için yazdığım bir iletiydi ama günlüğe de eklemek iyi olur dedim.

----
Takip edenler biliyordur Özgürlükiçin.com Pardus Öğrenci Temsilciliği [1] çalışmalarına başladı, henüz çok yeni bir proje. Akdeniz Üniversitesinden temsilci olmak isteyenler forum sayfasından iletişime geçebilir. Üniversitede öğretim üyeliği yapan üyemiz varsa öğrencilere veya bilgisayar kulübüne duyuru yaparsa belki daha iyi olur.

Biliyorsunuz Pardus 2003 yılında planlanmaya 2005 yılında da geliştirilmeye başlanmış bir proje ve genel bütçeden sadece geçtiğimiz yıl cüzzi bir miktar destek görmüş durumda. Bizler için Pardus'u diğer Linux dağıtımlarından ayıran en belirgin özelliği kullanım alanları bakımından ülkemizin ulusal çıkarlarına hizmet etme amacı bulunması.

Pardus bugün bir Ubuntu, Suse veya Fedora gibi dağıtımlarla karşılaştırıldığında komik sayıdaki geliştirici, katkıcı ve kullanıcı ile yoluna devam etmekte. Çıkarılan ürünler ise her zaman bu dağıtımlarla karşılaştırılarak Pardus'un eksiklikleri eleştiriliyor. Bu tabii ki her zaman olması gereken ve sevindirici bir şey. Bunun yanında herkesin göğsünü kabartan pek çok övgü dolu inceleme de yapılıyor. [2]

Pardus'un eksiklikleri söz konusu olduğunda en büyük sorumluluk bence Üniversitelerimizde. Çünkü tüm dünyada özgür yazılımlara en büyük katkı (büyük şirketleri saymazsak) üniversitelerden yapılmakta ancak ülkemizde birkaç üniversite haricinde maalesef büyük bir sessizlik hakim. Oysa üniversitelerin katkısı ile geliştirilecek bir Pardus ülkemizdeki özgür yazılım ekosisteminin lokomotifi olacağı gibi ülkemizin gururu da olacak, belki 2023 sürümü distrowatch.com'da [3] ilk sıralara yerleşecek.

Örneğin Pardus 2011'in 64bit sürümü ÇOMÜ'deki kahraman Necdet YÜCEL hocamız [4] ve birkaç öğrencisinin çabalarıyla bugünlere geldi. Her üniversitemizde böyle bir heyecan ve istek olması Pardus'u bambaşka bir dağıtım haline getirebilir.


27 Eylül 2010 Pazartesi

Tarihin en küçük düşürücü stratejisi

İran'ın nükleer enerji projelerine bir bilgisayar virüsü yoluyla yapılan saldırı sonucu projelerin sekteye uğraması İran açısından büyük bir skandal olsa gerek.

Kullanılan virüsün Stuxnet olarak bilinen zararlı olduğu yazılıyor. Yani İran neredeyse varlığını dayandırdığı gizli projelerindeki bilgisayarlarda Windows kullanıyormuş.

Eğer herşey bize yazıldığı gibiyse bu durum İran açısından büyük bir skandal, siz en büyük düşman olarak ABD'yi göstereceksiniz ve ABD'nin yok etmek için uğraştığı bir projenizde yine ABD'nin ulusal çıkarları için üretim yapan bir ABD şirketinin kapalı kodlu yazılımlarını kullanacaksınız. Tamamen düşmanın kontrolündeki bir yazılım ile çalışan aletlerle düşmana saldırmak. Neresinden baksanız ironik bir durum.

Peki ya Türkiye? ABD ile düşmanlık değil müttefiklik durumu var, yani ABD'nin ulusal çıkarlarına hizmet eden firmaların gizli kapalı ürünlerinden çekinmeye gerek yok diye düşünebilir miyiz? Bu durum müttefik olsa da her ülke için rahatsızlık verici bir durum olmalı.

21 Eylül 2010 Salı

Ulusal bilişim kurultayında bir şeyler eksik mi?

Yarın 27.Ulusal Bilişim Kurultayı Ankara'da toplanıyor, programda çok güzel tartışma konuları var, bunlardan birisi de "Twitter ne alem?" başlığını taşıyor, 6 konuşmacıya 1,5 saat ayrılmış, ama Ulusal Bilişim Kurultayında Ulusal Dağıtım Projesinin adı bile geçmiyor.

Benim bilmediğim ama herkesin bildği bir şey var mış gibi hissediyorum.

3 Eylül 2010 Cuma

Firefox'ta yazım denetimini hızlandırmak

Pardus'ta mümkün olan tüm uygulamalar yazım denetimi özelliği içeriyor, Firefox'da buna dahil. Ancak binlerce sözcük bulunan uzun metin girişi alanlarında bu özellik ayağıma dolanıyor. Örneğin wiki kodlamalarıyla dolu büyük wiki sayfalarını değiştirmeye çalışınca kodlamalar nedeniyle hemen tüm sözcüklerin altının kırmızı çizilmesini bekliyorum çünkü bu işlem çift çekirdekli sistemimde bile Firefox'un 5-10 saniyelik bir nöbet geçirmesine neden oluyor.

Son defa böyle bir durumla karşılaştığımda altı kırmızı çizilen sözcüklerin metnin belirli bir yerinden sonra hiç bulunmadığını fark ettim. Hangi sözcük veya durumda bunun sona erdiğini anlamak için birkaç farklı sayfada denemeler yaptım ancak hiçbir anlamlı ortak nokta yakalayamadım. Önce herhalde zemberek belirli bir sayıda yazım yanlışından sonra işlemi durduruyor diye düşündüm, ama zemberek metnin bütünü hakkında ne bilebilir ki dedim. O zaman bu işi Firefox yapıyor ve belki de bunun bir ayarı vardır?

Yanılmamışım; Firefox'un about:config sayfasını açarak extensions.spellcheck.inline.max-misspellings adlı parametrenin 500 olan değerini 50 olarak değiştirdim. Böylece artık Firefox, 50 yazım yanlışından sonra yazım denetimi yapmıyor, yani uzun metinler bulunan metin kutularında daha hızlı.


13 Ağustos 2010 Cuma

Pardus 2009.2 Xfce seçkisi

Seçkiyi 1 ay önce Özgürlükiçin.com forum sayfasından duyurmuştum, günlük yazmayı unutunca forumu takip etmeyenlerin gözünden kaçmıştır muhtemelen. Ancak bu çalışmanın farklı bir Pardus sürümü veya farklı bir dağıtım olmadığının altını çizeyim. Sadece Pardus 2009.2 kurulumunda bulunan paketler seçkinin amacına göre değiştirilerek resmi Pardus depolarından tekrar oluşturulmuştur.

İndirme bağlantıları ve diğer açıklamalar forumda mevcut. Kurulumdan sonra Xfce masaüstü açılmaktadır, istenirse KDE masaüstüne de geçilebilir. Seçki 14 Temmuz'a kadar olan güncellemeleri de barındırıyor, vakit buldukça güncellemeyi düşünüyorum.

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Tümünü okumadım ama çaktırmıyorum

Bilgisayar ve internetin olmadığı, bunların yerini kitapların aldığı bir dönemden sonra standart iş temposuna geri döndüm, tabii öncelikle biriken işleri kovalamak lazım. Ancak son zamanda çevremde sık karşılaştığım uzun süre geçmeyen öksürük hastalığı bende gittikçe arttı ve bugün doktor reçeteyi yazarken sinüzit, farenjit ve bronşitin hafif seyreden bir karışımından bahsetti. Bir an vücudum Windows ile çalışıyormuş gibi hissettim, keşke Linux kurup böyle şeyleri dert etmemek mümkün olsa dedim içimden.

Bu arada Pardus camia forumu yapılmış, içerik ve beklentilere bakınca toplantıdan çok bir forum olmuş olabileceğini düşündüm. Neler olup bittiğini, en azından sonuçları bir yerlerde okumayı umuyorum. Özgürlükiçin'deki Beyin 2 (Bilim kurgu filminin devamı gibi duruyor) daha da olgunlaşmış görünüyor.

RSS okuyucum binlerce başlık getiriyor önüme. Mallesef tümünü okundu işaretlemekten başka çarem yok.