Windows etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Windows etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2013 Salı

Windows'ta başlangıç komutlarını arkaplanda çalıştırmak

Bir Windows sistemde belirli aralıklarla sonsuz bir döngüde bir komutun çalışmasına ve bu işin sistem açılışında MSDOS penceresi olmadan arkaplanda başlamasına ihtiyacım oldu. Linux tecrübelerime dayanarak bu işin oldukça kolay olabileceğini sanmıştım ama hiç de öyle değilmiş. Bu işi yapmak için araçlar vardır mutlaka ama böyle basit bir şey için ek yazılım kullanmak... Önce CMD, START ve CALL komutlarının parametrelerine bakmaya başladım, işin içinden çıkamayınca Gogıllamaya ve deneme/yamulma yöntemine başladım... derken aşağıdaki çözüme ulaştım.

Çalıştırmak istediğim komutlar ve timeout parametresiye belirlediğim saniye cinsinden zaman aşımı süresini C:\run.bat dosyasına kaydediyorum. (Örnek işe yarar bir şey olsun diye TMP dizinini temizleyen bir komut yazayım)


:deltmp
del %TMP%\* /s /q
for /D %%i IN ("%TEMP%\*") do rmdir /S /Q "%%i"
timeout /t 10
goto deltmp

Sonra bunu çağıracak aşağıdaki VBScript kodunu bir run.vbs dosyasına kaydedip, kullanıcının Başlangıç menüsüne yapıştırıyorum.


Set WshShell = CreateObject("WScript.Shell")
WshShell.Run chr(34) & "C:\run.bat" & Chr(34), 0
Set WshShell = Nothing

13 Eylül 2012 Perşembe

"Eee Windows fazla oldun!" demek de lazım

Can Dündar "Eee-devlet fazla oldun!" yazısı ile devletin güvenlik birimlerinin gazetecileri nasıl izleyebildiğini bir örnekle anlatmış;

...
Bir gün polisteki bir tanıdığı arayıp “Sakıncalı şeyler yazıyorsun” demiş.
Dehşete kapılmış gazeteci...
“Ne yazıyormuşum” diye sormuş.
Telefondaki kitabı anlatmaya başlamış.
“Ama... Nerden biliyorsunuz” diye kekelemiş bizimki...
“İnternete bağlı olduğun sürece bilgisayarına girip yazdıklarını görebiliyorlar” diye izah etmiş arayan.
...


26 Eylül 2011 Pazartesi

Windows "Users" klasörünü başka bölüme taşımak

İşyerimdeki Windows 7 kullanılan sistemlerdeki klasik Windows sorunlarına karşı en çok güvendiğim yazılım Clonezilla. Ancak Windows sistem bölümünü yedeklemeye kalkınca mecburen "Users" klasörü altındaki kullanıcı dosyalarını da yedeklemek gerekiyor, eğer kullanıcı büyük boyutlu dosyalarla çalışıyorsa veya resim, video ve müzik klasörleri doluysa yedekleme işi gereksiz yere uzuyor, üstelik geri yükleme yapınca kullanıcının dosyaları yedekleme tarihine geri yükleniyor ve yeni dosyalar siliniyor.

Maalesef Windows kurulumunda Linux sistemlerde olduğu gibi kullanıcı klasörünü başka bir disk bölümüne konumlandırma seçeneği yok ve bunu elle yapmak biraz acı verici. (Böyle basit bir özelliğin neden eklenmediğini hep merak etmişimdir.)

Örneğimde Windows 7 kullanıyorum ve diskte 3 bölüm mevcut, en azından bizi ilgilendirenler 3 tane.
  1. Boot
  2. C: [System]
  3. D: [Data] (NTFS)
1. Boot bölümü kurulumda otomatik oluşturuluyor ve önyükleme sistemi var, ancak Windows içerisinde sürücü harfi atanmadığı için normalde görünmeyen bir bölümdür.
2. C: Kurulum yapılan ve Users klasörünün bulunduğu sistem bölümü.
3. D: Kullanıcı klasörünü taşıyacağımız bölüm. NTFS Olarak Biçimlendirilmiş olması gerekiyor.

Aslında yapılacak işlem klasörü kopyalamak ve yeni yerine bir bağlantı oluşturmaktan ibaret (Linux'taki sembolik bağ gibi), ancak Windows açıkken Users klasöründeki bazı dosyalar kilitli olduğu için kopyalanması mümkün olmuyor. Sistemi Windows Kurulum DVD'si ile açıp kopyalamak gerekiyor.

DVD'den açınca da disk bölümü harfleri farklı oluyor ve doğru bağlantı oluşturabilmek için bölümlere doğru harfleri elle atamak gerekiyor. Şükür ki bu iş için Windows'un "diskpart" adında bir disk yönetimi konsol aracı var. Uygulama şöyle;

Sistemi Windows DVD'si ile açıp, onarma seçeneklerini seçip, komut konsolunu açın ve "diskpart" komutunu çalıştırarak disk yönetim konsoluna geçin.

İhtiyacınız olan komutlar şunlar;
  • LIST DISK
  • LIST PARTITION
  • SELECT DISK X
  • SELECT PARTITION X
  • ASSIGN LETTER=Y
  • EXIT
LIST ... komutları mevcut disk ve bölümleri listeliyor, birimler listelerde 0,1,2,... gibi sayılarla isimlendiriliyor, bu sayıları SELECT ... komutlarındaki X parametresi yerine yazmanız gerekiyor. SELECT ... komutları ise üzerinde işlem yapacağınız birimi seçmek için kullanılıyor. İşlem yapmak için önce diski sonra bölümü seçmeniz gerekiyor. ASSIGN ... ise seçili bölümün harfini değiştirmek için kullanılıyor, Y parametresi yerine boşta olan bir harfi yazıyorsunuz. (Zaten komutlar yeterince kendisini açıklıyor, ayrıntıyı merak ediyorsanız HELP ve HELP <komut> çalıştırın.)

Örnekte disk 0, bölüm 2'inin harfini E yapalım;

>LIST DISK
>SELECT DISK 0
>LIST PARTITION
>SELECT PARTITION 2
>ASSIGN LETTER=E

Siz LIST komutlarının çıktısındaki bölüm boyutlarına bakarak sisteminizde gerçekte hangi bölümün hangi harfte olması gerektiğini biliyor olacaksınız. ASSIGN işleminde sadece kullanılmayan harfleri yazabildiğiniz için en iyisi önce mevcut bölümlerin harflerini alfabenin sonlarında birer harf olarak değiştirip sonra olması gerektiği gibi ayarlamanız iyi olur, böylece çalışacağınız C: ve D: harfleri de işin başında boşa çıkmış olacağından bir karışıklık yaşama ihtimaliniz azalır.

Son olarak EXIT komutu ile çıkış yapın ve DIR komutuyla doğru atama yapıp yapmadığınızı mutlaka kontrol edin (DIR C: gibi). DIR Komutu ile o bölümdeki dosyalar listelenir, doğru bölümün doğru harfe ait olup olmadığına böylece bakabilirsiniz. Artık C:\Users klasörünü D:\Users olarak kopyalama ve bağlama işlemi yapılabilir. Komutlar şöyle;

>ROBOCOPY  /COPYALL  /MIR  /XJ  C:\Users  D:\Users
>MOVE   C:\Users  C:\Users-backup
>MKLINK  /J  C:\Users  D:\Users

ROBOCOPY Komutunda hata alırsanız kesinlikle işleme devam etmeyin, parametreleri küçümsemeyin işin püf noktaları onlarda. Sorun yoksa sistemi yeniden başlatın, eğer her şey yolundaysa C.\Users-old klasörünü silebilirsiniz ve kullanıcı verilerine dokunmadan sistem bölümünü klonlayabilirsiniz.

Bu yöntemi pek çok bilgisayarda sorunsuzca uyguladım, ancak oluşabilecek veri kayıplarından beni sorumlu tutmayın çünkü henüz hiç başıma gelmediği için bir sorun çıkarsa nasıl eski hale getirileceğini bilmiyorum :)

12 Eylül 2011 Pazartesi

Spor Genel Müdürlüğü Pardus'a kapılarını kapattı

Spor Genel Müdürlüğü 81 vilayette bulunan il müdürlüklerini de içerisine alan yeni bir yapılanma amacıyla tüm bilgisayar sistemlerini tek bir etki alanına (domain) dahil etme çalışmaları yürütüyor. Bu çalışma özel bir firmaya ihale yoluyla verilmiş durumda.

Ancak yapılan çalışmalar tamamen Microsoft teknolojileri kullanılarak yürütülüyor ve firma tarafından il müdürlüklerinde bulunan Pardus sistemler yerine Windows kurulması isteniyor. 81 İlde toplam 1600 civarında bilgisayar kullanılmakta.

Böylece ülke çapında teşkilatlanmış olan bir kamu kurumu adeta Pardus'a kapılarını kapatmış, gücün karanlık tarafına geçmiş oldu.

27 Eylül 2010 Pazartesi

Tarihin en küçük düşürücü stratejisi

İran'ın nükleer enerji projelerine bir bilgisayar virüsü yoluyla yapılan saldırı sonucu projelerin sekteye uğraması İran açısından büyük bir skandal olsa gerek.

Kullanılan virüsün Stuxnet olarak bilinen zararlı olduğu yazılıyor. Yani İran neredeyse varlığını dayandırdığı gizli projelerindeki bilgisayarlarda Windows kullanıyormuş.

Eğer herşey bize yazıldığı gibiyse bu durum İran açısından büyük bir skandal, siz en büyük düşman olarak ABD'yi göstereceksiniz ve ABD'nin yok etmek için uğraştığı bir projenizde yine ABD'nin ulusal çıkarları için üretim yapan bir ABD şirketinin kapalı kodlu yazılımlarını kullanacaksınız. Tamamen düşmanın kontrolündeki bir yazılım ile çalışan aletlerle düşmana saldırmak. Neresinden baksanız ironik bir durum.

Peki ya Türkiye? ABD ile düşmanlık değil müttefiklik durumu var, yani ABD'nin ulusal çıkarlarına hizmet eden firmaların gizli kapalı ürünlerinden çekinmeye gerek yok diye düşünebilir miyiz? Bu durum müttefik olsa da her ülke için rahatsızlık verici bir durum olmalı.

21 Ocak 2010 Perşembe

Bankaların tek kullanımlık şifreleri korsanları durduramamış

Bir süredir internet bankacılığında tek kullanımlık şifreler kullanılıyor, Computerworld'da çıkan bir haberde bu yöntemin de korsanlara yenildiği belirtiliyor, haber güvenlik analizleri yapan Gartner şirketinin analiz raporuna dayandırılmış. Tek kullanımlık şifre kullananlar da, kurbanın bilgisayarına trojan yerleştirmek gibi klasik yöntemlerle dolandırılmış.

Tüm bunlara rağmen hala hiçbir bankanın internet sitesinde "güvenli bankacılık işlemleri için Linux dağıtımlarını da tercih edebilirsiniz" anlamına gelecek bir iki satır görebilmiş değilim, varsa yoksa antivirüsünüzü güncelleyin, Windowsunuzu güncelleyin, yok tarayıcınızın şu şu ayarlarını şöyle yapın, aman şu e-postalara tıklamayın, aman düzenli olarak şunları kontrol edin vs. Hadi bunları boşverin Akbank gibi illa Windows/IE kullanacaksın diyenler bile var.

Türkiye asıl sınavı e-Devlet uygulamalarında verecek aslında, bakalım göreceğiz...

24 Haziran 2009 Çarşamba

Uzaktan SSH erişimi için Windows istemcisi

WinSCP Sayesinde bulunduğunuz ortamdaki bir Windows'tan evinizdeki dosyalara bir dosya yöneticisi penceresinden ulaşabilirsiniz. WinSCP, GPL lisanslı ve aktif geliştirilen bir yazılım.


Tabii bunun için evinizdeki sistemde SSH sunucunun çalışıyor olması, modeminizin yönlendirilmiş olması ve sabit ip kullanmıyorsanız ddclient'ın dyndns.org'dan aldığınız alan adına ait ip adresini düzenli güncelliyor olması gerekiyor.

7 Mayıs 2009 Perşembe

Lego ve Linux ile sanat

Şu aralar benzetmelere takmışım sanırım, geçen gün matrix esprisi yapmıştım, şimdi de Lego aklıma geldi, küçükken oynayamadığım bir oyundu şimdi Linux ile oynamış kadar oluyorum.

  • Slackware Linux isterseniz elinize lego parçaları yapmanız için bir araç takımı verirler.
  • Arch Linux isterseniz elinize bir kutu lego verirler, isteyen gider bir ev yapar isteyen bir araba, isteyen uzay mekiği vs.
  • Ubuntu Linux isterseniz elinize lego ile yapılmış bir ev ve araba verirler, canınız sıkılırsa arabayı spor araba yaparsınız veya evi çiftlik evine çevirirsiniz.
  • Pardus Linux isterseniz elinize lego ile yapılmış bir ev, araba, bir kedi (pisi) ve köpek (çomar) verirler :)
  • Windows isterseniz elinize tek parçadan yapılmış bir ev ve bir aile arabası verirler, değiştirmek isterseniz gidip yenisini almanız gerekir.
Lego ile tasarım bir sanat, burada küçük bir galeri var, bu açıdan bakınca her bir Linux dağıtımı da bir sanat eseri, geliştiricileri sanatçı, kullanıcıları da sanatsever sayılabilir. Al bir benzetme daha...

Aynı tas, aynı hamam devam

Basit virüsler Windows 7 Beta'da gezinmeye başlamış... http://www.neowin.net/news/main/09/01/21/windows-7-beta-affected-by-vista-viruses

21 Nisan 2009 Salı

Kamu Kurumları Artık Açık Standartlar Kullanmak Zorunda

Bu aralar, ülkemizdeki Linux kullanıcılarının belki de en büyük sorunlarından birisi olan, internet ile sunulan kamu hizmetlerindeki IE-Windows zorunluluğu konusuna takmış durumdayım.

Önceki günlük girdisinde böyle yaygın bir sorunun Linux Şenliğinde de gündeme gelmesi gerektiğini yazmıştım ve "Hadi mevcut siteleri boşverin en azından yeni açılan hizmetlerde özgürlüğün sağlanması Başbakanlıktan yayınlanacak iki satırlık bir genelge ile de halledilebilir." demiştim. Böyle bir genelge kısa süre önce yayınlanmış;

Evet Başbakanlıktan yayınlanan 2009/4 sayılı genelge ile e-devlet projesi kapsamında düzenlenen "Birlikte Çalışabilirlik Esasları Rehberi"'nin artık kamu kurumlarının internet üzerinden vereceği hizmetlerdeki standartları belirleyeceği, mevcut hizmetlerin de bu rehbere uyumlu hale getirilmesi isteniyor. (Belge sürekli güncelleneceğinden doğrudan bağlantı vermedim)

Şu anda ikinci sürümü yayınlanmış olan belgedeki bazı ifadeler şöyle;

"Merkezi ve yerel düzeydeki tüm kamu kurum ve kuruluşları, bu Rehber’de yer alan esaslara uymakla yükümlüdür."

"Bilgi ve hizmetlerin web sayfası ve diğer alternatif kanallardan, kullanıcılar için tespit edilen arayüzlerin toplumun tüm fertleri tarafından kolay kullanılabilecek ve kullanıcı tarafında gerekli olabilecek ek ticari yazılımları mümkün olan en alt seviyede tutacak şekilde sunumu hedeflenmektedir."

"3.2.2 Ana İletişim Mekanizması Olarak İnternet ve www’in Kullanımı
Hedef, küresel İnternet devriminde maliyeti ve riski düşürebilmek, İnternet’in tüm taraflarca aktif olarak kullanımını sağlamaktır. Bu amaçla geliştirilecek uygulamaların arayüz olarak W3C standartlarını sağlayan İnternet tarayıcılarını (browser) desteklemesi esastır. Kullanıcı tarafından herhangi bir lisans ücreti gerektirmeyecek şekilde tarayıcı vasıtasıyla indirilebilen eklenti ve aracı yazılımlardan yararlanılabilir. "

"3.2.6 Açık Standartların ve Uluslararası Standartların Kullanımı
Birlikte çalışabilirliği mümkün kılma ve rekabeti artırma hedefi kapsamında açık standartların kullanımı benimsenmiştir..... " (Sonrasında açık standardın tanımı yapılıyor)
"Standartlar belirlenirken dikkat edilen temel noktalar; sunulan bilgilerin kullanıcı tarafında asgari derecede ek yazılım gerektirmesi, kullanılacak araçların mümkün olduğunca açık standartlara dayalı olması ve bu bilgilere farklı platformlardan ulaşılabilmesidir."

"Üzerinde işlem yapılabilmesine olanak sağlayan kelime işlem, sunum ve elektronik çizelge belgelerinin paylaşımı için aşağıdaki tabloda belirtilen formatlardan en az birinin kullanımı zorunludur. Bunlardan hangisinin kullanılacağına ihtiyaca göre karar verilebilir....." (Listede Microsoft'a ait sadece Microsoft Office 97 biçimi bulunuyor, sonraki sürümleri yok, tabii ki OpenOffice belgeleri var)

Uzun lafın kısası artık hiçbir kamu kurumu "Bu site sadece IE ile düzgün görüntülenir", "Bu site sadece IE ile çalışır" veya "Belgeleri açmak için MS Office 200x sürümü gereklidir" diyemeyecek, artık bu genelge gerekçe gösterilerek sitelerin Firefox ile çalışması ve belgelerin OpenOffice biçiminde yayınlanması talebinde bulunabileceğiz.

Hadi durmayın, Microsoft ürünleri kullanmadığınız için alamadığınız kamu hizmetleri için kurumlara baskı yapma zamanı.

14 Nisan 2009 Salı

Windows XP Büyülü mü?

Tüm zamanların en güvensiz işletim sistemlerinden birisi, virüslerin ve saldırganların rekor sürelerle en kolay çökerttiği sistem ve bu sistemi çalışır tutmak için çalışan milyon dolarlık antivirüs ve güvenlik sektörü. Windows XP tüm bunlara rağmen iş dünyasında en uzun süre kullanılan, yeni sürümü çıkmasına rağmen desteği defalarca uzatılan bir masaüstü sistemi olarak rekorlara koşuyor. İlk sürümü 2001 yılında piyasaya sürülmüştü, o zaman ilköğretimde okuyanlar bugün üniversitede okuyor :) eminim 2011 yılında da hala kullanılıyor olacak.

Tüm bu hikaye başka hangi işletim sistemi sürümü için anlatılırsa anlatılsın "hadi canım mümkün değil" diyesi geliyor insanın, bu hikayenin mantıklı bir açıklaması nedir? Böyle anormal bir yaşam öyküsü nasıl açıklanır? Acaba Linux büyük bir fırsatı kaçırdı mı?

26 Şubat 2009 Perşembe

Kimse MS'a ne kadar lisans bedeli ödediğini bilmiyor

Elektrik Mühendisliği Dergisi’nin 435. sayısı “Özel Mülk Yazılım, Özgür Yazılım ve Açık Kaynak Kod” başlıklı dosya konusu ile yayımlandığını Emre Erenoğlu'nun Pardus listesindeki mesajından öğrendim. Gerçekten çok güzel bir kaynak, şimdiye kadar ancak tahmin edilebilen kamunun lisans harcamalarına ne kadar kaynak ayırdığı konusunda (yine tahminlerden kurtarmasa da) orantı kurularak en azından ciddiye alınabilir rakamlara ulaşmak mümkün. Tahminlerden kurtaramıyor dedim çünkü yazıya kaynak teşkil eden ve TBMM'de verilen soru önergesinin cevabına göre sorulan 64 kurumdan 18’i maliyet bildirimi dahi yapamazken, 9 kurum ancak kısmi maliyet ortaya koyabilmiş. Maliyeti çıkaramamalarına gerekçe olarak da yazılımların donanım ile birlikte alınması ve lisans bedelinin ayrıştırılamaması gösteriliyor.

Bugün yeni satın aldığınız bir bilgisayardaki MS EULA sözleşmesini kabul etmeyip yazılımı iade etmek isteseniz bile ödediğiniz parayı geri alamıyorsunuz, MS ve satış ortakları kanunlardaki boşluklardan faydalanarak kullanıcıların özgürlüğünü kısıtlamış durumda.

29 Aralık 2008 Pazartesi

Pclabs özgür yazılımlara kapı açtı

Bilgisiyarlara meraklı birisi olarak bu konudaki belli başlı forumları takip ediyorum, zamanla bazı forumlara ya üyelerin ya da adminlerin olgun olmayan tavırları görmezden gelindiği için üyeliğim pek uzun sürmüyor. Bunlardan en uzunu herhalde beş yılını dolduran Pclabs üyeliğim. Burası sadece bir forum değil aynı zamanda teknoloji incelemeleri ve haberlerinin bulunduğu bir portal.

Genelde Windows kullanıcılarının ağırlıklı olduğu sitenin bazı adminleri ve benim gibi bir avuç üyesi Linux dağıtımları ile ilgili. Sonunda da Pclabs "Ücretsiz temel ve yararlı yazılımlar" başlıklı yeni bir inceleme başlatmış ve bu yazılımların üyelerden gelecek incelemeler ve eleştiriler doğrultusunda sitede ayrı bir bölüm olarak açılmasının ve genişletilmesinin düşünüldüğü belirtilmiş.

Bildiğiniz gibi özgür yazılımları kullanmak için Linux kullanmak zorunda değiliz, Windows kullanıcıları da pek çok özgür yazılımı kullanabiliyor, ama maalesef çok az bir kesim bunu biliyor veya bilse bile kullandığı özgür yazılımı sadece "ücretsiz" olarak tanımlıyor ve gogılda bir yazılım ararken "açık kaynak" veya "GPL Lisanslı" yerine "bedava-ücretsiz" kelimeleri ile arama yapıyor. Sonuçta özgür yazılımlar genelde Linux ile ilgili forum ve sitelerde tanıtıldığından Windows kullanıcılarının dikkatinden hep kaçıyor. (Bunun nedeni bence Bilgisayar-Magazin dergileri ya neyse başka bir konu)

Sonuçta hangi platformu tercih ederseniz edin platformdan bağımsız olan özgür yazılımların tanıtılması ve "özgür yazılım" fikrinin Windows kullanıcıları tarafından da benimsenmesi için Pclabs'ın başlattığı bu girişimin tüm özgür yazılım kullanıcıları tarafından sahiplenmesi gerekir diye düşünüyorum. Windows kullanmıyor dahi olsanız bu yazılımlar için kısa inceleme ve ekran görüntüleri gönderebilirsiniz, belki kısa bir video çekersiniz, kim bilir belki bunları okuyan birileri bu yazılımı tercih etmekle kalmaz görüntülerden etkilenip Linux kullanmaya da başlayıverir.

19 Aralık 2008 Cuma

Windows'unuzda herşey yolunda görünüyorsa virüs olabilir!

Milliyet gazetesinin "Bilgisayarınız temiz mi?" başlıklı bir resimli haberinde Windows'da ne gibi anormallikler olduğunda virüslerden şüphelenilmesi gerektiği sıralanmış, ama haberin son karesi beni kırdı geçirdi zira şöyle başlıyor "Son olarak, her şey normalmiş gibi görünebilir...."

Yahu bu ne demek şimdi, nedir bu Windows kullanıcılarının çaresizliği böyle, allah yardım etsin :D

19 Temmuz 2008 Cumartesi

a) Zenginden alır zengine veririz


Başbakanlığın "Lisanslı Yazılım Kullanılması" konulu 2008/17 sayılı genelgesini http://forum.pardus-linux.org/viewtopic.php?f=188&t=16850 adresinden öğrendim. Bu genelge Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa dayanarak resmi kurumlardaki lisanssız yazılımların lisanslarının acilen satın alınmasını veya medyalardan silinmesini emrediyor.

Özünde çok doğru bir iş olsa da ilgili forum sayfasındaki yorumlardan da anlaşılacağı gibi bu işin nereye varacağını yani bu işten kimin karlı çıkacağını tahmin etmişsinizdir. Bu genelge ilk bakışta Pardus için bir fırsat gibi görünse de kamu kurumlarının ve kamu personellerinin mevcut durumu göz önüne alınınca insanın neşesi kaçıyor.

Çok kaba bir hesap yapmak istedim ve http://ilsis.meb.gov.tr/home/DevletKurumlari.pdf adresindeki belgeye ulaştım, bu belgede 1683 sayfada ortalama 33 kamu kurumu listelenmiş.

1683 x 33 = 55.539 adet MEB'e bağlı kamu kurumu görünüyor. Bu sayıya küçük köy okullarından büyük liselere kadar okullar dahil.

Eski bir bilgisayarın Windows XP (240-YTL) ve Office 2007 Home (140-YTL) lisansına ihtiyacı olduğunu varsayalım ve çok saf düşünürsek her kurumda eski ve lisanssız 3 bilgisayar için;

380 x 3 x 55.539 = 63.314.460-YTL Sadece MEB için.

Şimdi siz olsanız ne yapardınız?

a) Bu parayı IMF'den alıp Microsoft'a öderdim.
b) Bill Gates'i Türkiye'ye davet eder rakı masasında pazarlık ederdim.
c) Fikir ve Sanat Eserleri Kanununu yürürlükten kaldırırdım
d) Bu makinalara Pardus kurar, itiraz eden memurları OOXML teknik dokümanından sınava sokardım.
e) Hiçbiri

10 Haziran 2008 Salı

ATI Linux ile barışıyor mu?

ATI'nin yeni nesil FireGL serisi ekran kartları ile ilgili yeni bir inceleme [1] herkesi umutlandırdı, sonuçlar aşağıda, bazı testlerde Windows sürücüler testi tamamlayamamış bile.

Linux sistem Ubuntu 8.04 LTS 32-bit. Windows ise Vista FireGL 8.453.1 sürücüsü ve OpenGL 6.14.10.7165 sürümü.















[1] http://www.phoronix.com/scan.php?page=article&item=amd_firegl_v8600&num=1

29 Mart 2008 Cumartesi

Linux ve Windows'u karşılaştırmak


Bu aslında iyi bir şey, çünkü her iki sistemin de üstün ve eksik yönlerinin anlaşılmasında bayağı faydalı oluyor ayrıca her iki sistemin de mükemmel olmadığını bir kez daha hatırlıyoruz.

Ancak fanatik kullanıcıların göremediği bir gerçek var ki o da her iki sistemin gelişim çizgisinin çok farklı olmasından dolayı adil bir karşılaştırma yapmanın imkansız olması.

80'lerden başlayıp bundan 2-3 yıl öncesine kadar geçen zamanı düşünürsek;

Windows 3.0'ın tanıtım seminerinde Bill'in söylediği bir cümle şöyle; "Biz okuma yazma bilen herkesin bilgisayar kullanabilmesini amaçlıyoruz" (kelime kelimesine hatırlamıyorum ama bu anlamda bir şeydi) Yani Windows her zaman ekranda sağa sola tıklayarak kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamaları çizgisinde gelişti. Sonuçta da genel masaüstü ihtiyaçlarını karşılama çizgisinde görsel olarak gelişerek güvenlik ve sağlamlığı ikinci plana itti.

Linux ise tam aksine genel masaüstü kullanıcılarına hitap eden bir sistem olmadı, olmadı derken bunu amaçlamadı, bunun yerine bilgisayar ağları ve çeşitli sunucu işlemleri gibi çok üstün olduğu çizgide gelişti. Linux kullanıcıları da zaten sistem teknisyenleri-yöneticileri, üniversite çevreleri, network uzmanları gibi genel masaüstü kullanıcılarından farklı bir kesimdi ve yine Linux uygulamalarının geliştiricileri de bu kişilerdi.

Onun için Windows ve Linux'u kafa kafaya karşılaştırmak pek adil değil, ancak biliyoruz ki bu tablo son yıllarda değişmeye başlıyor.

Bunun nedeni de çok açıkca Linux kullanıcı ve geliştirici sayısının artmasıyla birlikte Linux'un zayıf olduğu masaüstü verimliliğinin her gün artan bir ivmeyle gelişerek Windows'un pazar payına ciddi tehdit oluşturması.

Bugünkü tablo ise şöyle;
Her gün yüzlerce Linux dağıtımının binlerce geliştiricisi yeni özellikler ve geliştirmelerle kullanıcıların masaüstü ihtiyaçlarını karşılayacak etkili çözümler üretmek için çalışıyor, sonuçta Linux'da Açık Kaynak'tan gelen inanılmaz bir enerji, canlılık ve gelişim söz konusu. Ancak Microsoft'un böyle bir imkanı yok.

Microsoft'un tutunacağı tek dal DirectX kaldı ve hem bunu nakite çevirebilmek hem de rekabete yeni bir soluk katabilmek için son bir hamleyle apar topar bir çok eksiği ve sorunu olan Vista'yı piyasaya sürdü.

Sonuçta eğer karşılaştırma yapılacaksa bu Masaüstü-Linux ile Windows arasında yapılmalı ve pratik kullanıma sahip Masaüstü-Linux'un geçmişi de son yıllardan ibaret. Yani Linux derken aslında yeni yeni gelişmeye başlayan Masaüstü-Linux'dan bahsediyoruz genelde.

Bu açıdan bakınca Linux tarafında daha her şeyin yeni başlamakta olduğunu ve Microsoft tarafından bakınca da gerçek rekabetin önümüzdeki birkaç yılda can yakacak seviyeye ulaşacağını görebiliriz.

Peki bu iş nereye gidecek diye sorulursa, buna Win-Linux gibi dar bir açıdan bakmak yanlış olur derim. Ancak çok açık olan şey şu; Önümüzdeki 10 yıl İnternet-İşletim Sistemi-Mobil İletişim-Multimedya dörtlüsü birbirinden ayrılamayacak şekilde homojen bir hale gelecek ve böyle bir ortamda açık kaynak çok avantajlı bir yere sahip olacak.

Peki ya Microsoft? Bence Microsoft kapalı kaynak kodlu bir çekirdeği olan ama açık kaynaklı framework yapısı sunan yeni bir işletim sistemi fikriyle yola devam etmek zorunda kalacak.


15 Ocak 2008 Salı

Vista kullandım


Bizim işyerine yeni PC alındı, bazı sebeplerden dolayı marka model seçemedik ve maalesef vista yüklü geldi. Vista'nın yerine geçtiği bayağı eski makinada DOS tabanlı bir program vardı ve Win98 kullanıyordu arkadaş. Tabii vista'ya geçince bir şok yaşadı, win tabanlı yeni program alındı o da vista da sorunlu kuruldu vs.uzatmayalım 2 günde bıktı arkadaş isyan etti başlarım vsitasına falan :D

Bu iki günde güvenlik adına hiçbir yenilik görmedim vista da, sadece dosya klasör izinleri NT'de olduğu gibi ayrıntılı kullanıma açık, ama öntanımlı ayarlar ile gelmiş ve kısıtlamalar yapılmış, yeni kullanıcı grupları var galiba mesela program kurmak kaldırmak için bir kullanıcı var sistemde vs. Bu özelikler aslında NTFS'den geliyor ama XP'de öntanımlı olarak kapalıydı isteyen açıyordu.

Microsoft mühendisleri sonunda Linux ve OSX'in güvenilk mantığına benzer bir yaklaşımı seçmiş çaresizlikten diye yorumluyorum.

Görsellik açısından her zaman ki gibi iyi çalışmışlar, zaten Microsoft'un görselliği, güvenlik ve sağlamlığın önünde tutma geleneği devam ediyor. Ancak işler artık eskisi gibi değil KDE4 ve Compiz-Fusion ile karşılaştırılırsa Vista için geliştirilmiş görsellik bir avantaj olamaktan çok durumu kurtarmak anlamına geliyor. Özellikle KDE4'ün üstün programlanabilir yapısı şu anda henüz yeni olmasından dolayı kendini göstermiyor, ancak 2008 içinde özgür camianın özgür hayalgücünün KDE4 masaüstünü plasmoidlerle ve diğer eklentilerle şenlendireceği kesin.

Herşey bir tarafa KDE4'ü 256MB Ram taşıyan PIII PC'de yağ gibi çalıştırdıktan sonra 2GB Ram bulunan bir çift çekirdek sistemde Vista'nın bazen nasıl kasıldığını görünce Bill'in o kadar programcıyı niye hala kapının önüne koymadığını merak ediyorum. Ancak önceki yazıda belirttiğim gibi Bill iyi bir zamanlama ustası :)

Bir diğer konu maliyet, bu kadar donanıma ve Vista'ya para yatırıp üstüne bir de Office 2007 paketi satın almak nasıl bir ruh halidir? Ancak daha kötüsü su gibi para döküp aynı işlevselliği harcadığı paranın üçte birine alacağı bir PC'ye Pardus kurarak sağlayabileceğini öğrenen kişilerin durumu. Şimdiden geçmiş olsun :)

Ancak her şeye rağmen DirectX ve oyunlar konusunda Microsoft'un elini sıkmak ve hakkını yememek lazım. Sanırım tutunacağı tek kale o kaldı ve sıkı sıkı tutuyor :)

8 Ocak 2008 Salı

Mükemmel Zamanlama


Bill Gates için ne derlerse desinler zamanlama konusunda hep en doğru kararı verdiği kesin.

Windows 3.1'in piyasaya çıktığı dönemlerde PC'lerde genel olarak Ms-Dos kullanılıyordu ancak Apple'ın pencereleri yavaş yavaş kullanıcıları etkilemeye başlamıştı. Ayrıca grafik monitörler (max 640x480) ve ekran kartlarının fiyatları hızla düşüyordu. Eğer Bill Windows için elini çabuk tutmasaydı ve 95-98 gibi iki yeni sürümü kısa sürede çıkarmamış olsaydı pekala yeni gelişmekte olan X Sunuculu Linux sistemler pazar payını hızla ele geçirebilirdi.


DirectX çıktığında da DOS4GW diye hatırladığım ve DOS altında +1MB belleği kullanmaya yarayan bir araçla yazılan oyunlar vardı veya oyun firmaları DOS altında çalışan kendi araçlarını geliştiriyordu. Çünkü Windows altında bir oyunun isteyeceği direk donanıma erişim izinleri yoktu ve oyunlar hala DOS platformuna yazılıyordu. Eğer Windows'a oyun desteği sağlayan DirectX biraz gecikseydi oyun firmaları bu konuda çok esnek olan Linux ortamına yönelebilirdi. Ayrıca DirectX, Windows'u bir ofis sistemi olmaktan çıkardı.

Ve sonunda Bill, Microsoft'daki yazılım işlerinden el etek çekip kendini hayır işlerine adadığını açıkladı. Zamanlama yine müthiş; mühendisler 5 yıl labratuvara kapanıp neredeyse yeni işletim sistemi yazıyorlar, sistem piyasaya çıkmadan kırılıyor, yıllanmış virüslerce hırpalanıyor, istenilen satış rakamlarına ulaşılamıyor, insanlar satın almak için servis paketlerini bekliyor ve kurulu gelen sistemlerden silinip eski sürümü yükleniyor.

En son bir forumda bir kullanıcının Vista ile USB aygıtlarla başının dertte olduğunu okuyunca "hah tamam!" dedim, Vista'nın başarısızlığı daha bir ortaya çıktıkça Bill pasifikte balık tutuyor olacak.