Fransa’da ordunun bir kolu olan ve kamu güvenliğinden sorumlu Jandarma teşkilatı son yıllarda sahipli yazılımlardan kurtulma konusunda liderlik ediyor.
Linux etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Linux etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Ekim 2013 Çarşamba
5 Temmuz 2013 Cuma
Yun, BeagleBoard, Rascal, Raspi, Cubieboard & pcDuino
(http://www.cooking-hacks.com/ Sitesinden çeviridir.)
Arduino Yun’un piyasaya çıkmasını beklerken sanıyorum piyasadaki yeni Linux aygıtları hakkında daha çok bilgi sahibi olmak ilginç olabilir. Yeni geliştirilenlerle birlikte pek çoğu Arduino uyumluluğu konusunda anlaşmış.
Neden?
Arduino 2005 yılında piyasaya sürüldüğünde modüler bir platform olarak standart olmuştu. Sonraki tüm yeni aygıtlar insanlara Arduino kadar kolay kullanılabilir özellikte bir platform sağlamak istedi.
Bazıları Ethernet, Wifi, HDMI ve NAND Flash ile gelebiliyor, karşılaştıracağımız her kartta özellikler değişiyor. Fakat hepsi GPIO arabirimine sahip, hatta kolay port etmek için genişletilebilir kartları var.
Her birine kısaca bakalım
5 Ocak 2013 Cumartesi
Bodhi Linux, epey eğlenceli bir eleman
Enlightenment (bundan sonra E diyeceğim) sonunda kararlı 17 sürümünü yayınladı. Yaklaşık 1.3 sürümünden bugüne kullandığım Ubuntu LTS tabanlı E dağıtımı Bodhi Linux ise 2.2.0 sürümü ile bu güncellemeyi ilk sunan dağıtımlardan birisi oldu. Bence E, hız ve hafiflik konusunda harika, Bodhi Linux ise E'yi en iyi, en güncel ve en derli toplu sunan dağıtım. Meraklısı için aşağıda bol görselli bir inceleme var;
13 Eylül 2012 Perşembe
"Eee Windows fazla oldun!" demek de lazım
Can Dündar "Eee-devlet fazla oldun!" yazısı ile devletin güvenlik birimlerinin gazetecileri nasıl izleyebildiğini bir örnekle anlatmış;
... Bir gün polisteki bir tanıdığı arayıp “Sakıncalı şeyler yazıyorsun” demiş. Dehşete kapılmış gazeteci... “Ne yazıyormuşum” diye sormuş. Telefondaki kitabı anlatmaya başlamış. “Ama... Nerden biliyorsunuz” diye kekelemiş bizimki... “İnternete bağlı olduğun sürece bilgisayarına girip yazdıklarını görebiliyorlar” diye izah etmiş arayan. ...
7 Ağustos 2011 Pazar
Xfce hala en iyi seçenek (benim için)
Linus'un Xfce kullandığı haberine hiç şaşırmadım. Genelde bilgisayarda masaüstü ile ilgilenmeyip uygulamalarla çalışan kişiler için masaüstünde en çok kullanılan eleman herhalde görev yöneticisi ve sayfalayıcıdır. Eh bunlar Xfce'de de KDE'de de GNOME'da da hemen hemen aynı işlevsellikte mevcut. Herhalde Linus (Torvalds) da böyle birisi.
Adam haklı plasma eklentileriyle ne yapacak veya Unity'nin yeni kurallarıyla mı uğraşsın (hiç kullanmadım henüz). Ben de uzun zamandır Xfce kullanıyorum, arada KDE'de kullanıyorum ama KDE masaüstüm hep Xfce'deki gibidir mesela.
Yani adamın derdini anlıyorum, masaüstü ayak bağı olmasın yeter diyor. Eh bir de şak diye açılıp kapanıyorsa öp de başına koy.
Ama yanlış anlaşılmasın Conky ve Cairo Dock gibi zımbırtılarla Xfce de çok çekici bir masaüstüne dönüşebiliyor, gogıl görsellerde bir gezince insanların neler yaptıklarına şaşırıyorum, bence "Masaüstü Süsleme Sanatı" diye bir sanat dalı bu, bazı adamlar gerçekten sanatçı gibi beziyor, baktıkça insanın dibi düşüyor. Compiz ile coşkuyu verince de demeyin keyfine :)
Ama yanlış anlaşılmasın Conky ve Cairo Dock gibi zımbırtılarla Xfce de çok çekici bir masaüstüne dönüşebiliyor, gogıl görsellerde bir gezince insanların neler yaptıklarına şaşırıyorum, bence "Masaüstü Süsleme Sanatı" diye bir sanat dalı bu, bazı adamlar gerçekten sanatçı gibi beziyor, baktıkça insanın dibi düşüyor. Compiz ile coşkuyu verince de demeyin keyfine :)7 Temmuz 2011 Perşembe
Pardus'ta videodan parçalar kesip tek bir video olarak birleştirmek
Pardus Kurumsal 2'de Kdenlive gibi bir araç bulunmadığından video işleme ihtiyaçları için Avidemux veya konsol araçlarını kullanmak gerekiyor. Bugün yüksek kaliteli bir videodan birkaç parçayı alıp tek bir video olarak sunmam gerekti, Avidemux ile kestiğim parçalarda ses kanalını almayı başaramadım, zaman kaybetmemek için konsolu açtım ve aşağıdaki gibi birkaç komutla çok kısa bir sürede işi hallettim.
Önce videoyu izleyip kesmek istediğiniz bölümlerin başlangıç konumunu ve süresini saat:dakika:saniye olarak bir yere not edin, sonra konsolu açıp her bir parçayı sırasıyla aşağıdaki gibi ayrı bir video olarak kaydedin;
ffmpeg -i kaynak.mpg -ss 01:34:00 -t 00:17:30 -vcodec copy -acodec copy vtr1.mpg
Burada [-ss 00:00:00] başlangıç konumunu [-t 00:00:00] ise süreyi belirtiyor, diğer parametreler video ve ses kanalı kalitesinin değiştirilmeyeceğini ifade ediyor, böylece daha hızlı oluyor. Daha sonra kesilen parçalar yine kalite değişimi olmadan aşağıdaki gibi tek bir video olarak birleştiriliyor.
mencoder vtr1.mpg vtr2.mpg vtr3.mpg -oac copy -ovc copy -o sonuc.mpg
26 Haziran 2011 Pazar
Özgür görsel ve sesli iletişim için iyi bir alternatif

Bilgisayar aracılığıyla görsel ve sesli iletişim benim için şimdiye kadar önemli bir ihtiyaç olmadı. Bir ara aceleyle kullanmak zorunda kaldığımda kısa bir süre Skype kullanmıştım ve sonra kaldırdım.
Bu konu üzerine çok düşünmemiş olsam da Linux tavsiye ettiğim bazı arkadaşlarımın MS Live ağındaki bağlantıları ile görsel iletişim kuramamaktan şikayet ederek Linux kullanmadıklarını hatırlıyorum. ( Gerçi MS'un politikalarından dolayı bunun için umutlanmamak ve özgür alternatiflere bakmak gerekiyor. Bir ihtimal artık Skype ve Live ağı arasında bir köprü yaparlar. )
Bu nedenlerle bir ara kısa bir araştırma yapıp Sip Communicator adlı bir Java yazılımına ulaşmıştım. Henüz erken geliştirme aşamasında olan yazılımın yol haritası masaüstü paylaşımı, görsel ve sesli konferans, konferans kayıdı, dosya paylaşımı gibi özelliklerle doluydu.
Umarım bir gün gerçekleşir diye unuttuğum bu yazılıma yakında tekrar baktığımda, çok sevindim. Yol haritasındaki özellikleri özgürce sağlamış, güzel bir siteye sahip olmuş ve ismini Jitsi olarak değiştirmiş. Her ne kadar Beta aşamasında olsa da 1.0'a çok yakın, mutlaka deneyin ve takip edin derim. Buradan en güncel gecelik sürümü indirip dosyayı çalıştırmanız ve ev dizini altına kurmanız yeterli. Kurulum için arayüz sağlanmış.
Bu konu üzerine çok düşünmemiş olsam da Linux tavsiye ettiğim bazı arkadaşlarımın MS Live ağındaki bağlantıları ile görsel iletişim kuramamaktan şikayet ederek Linux kullanmadıklarını hatırlıyorum. ( Gerçi MS'un politikalarından dolayı bunun için umutlanmamak ve özgür alternatiflere bakmak gerekiyor. Bir ihtimal artık Skype ve Live ağı arasında bir köprü yaparlar. )
Bu nedenlerle bir ara kısa bir araştırma yapıp Sip Communicator adlı bir Java yazılımına ulaşmıştım. Henüz erken geliştirme aşamasında olan yazılımın yol haritası masaüstü paylaşımı, görsel ve sesli konferans, konferans kayıdı, dosya paylaşımı gibi özelliklerle doluydu.
Umarım bir gün gerçekleşir diye unuttuğum bu yazılıma yakında tekrar baktığımda, çok sevindim. Yol haritasındaki özellikleri özgürce sağlamış, güzel bir siteye sahip olmuş ve ismini Jitsi olarak değiştirmiş. Her ne kadar Beta aşamasında olsa da 1.0'a çok yakın, mutlaka deneyin ve takip edin derim. Buradan en güncel gecelik sürümü indirip dosyayı çalıştırmanız ve ev dizini altına kurmanız yeterli. Kurulum için arayüz sağlanmış.
30 Mart 2011 Çarşamba
Etkinlikler neden kayıt altına alınmaz?
Cebit 2011 oturumlarının videoları yayınlanmış, darısı özgür yazılım günlerinin başına. Ülkemizde geçtiğimiz yıllarda Linux ve özgür yazılım adına gerçekleşen pek çok etkinlik kayıt altına alınmamış sanıyorum, böyle bir gelenek yok. Bu seminer videolarını çekmek ve yayınlamak çok mu zor yoksa başka bir engel mi var acaba?
22 Mart 2011 Salı
Linux görüntü yöneticileri X ve Wayland
Yıllar önce Wayland konsunda kısa bir günlük yazısı yazmıştım. Geçenlerde bir teknoloji sitesinde X ve Wayland hakkında güzel bir makale görünce de ilk yazımın devamı niteliğinde kısa bir özetini yapmak istedim.
X'in hikayesi
1980'lerin Başında bir MIT mühendisi olan Bob Scheifler bilgisayarlar için yeni grafik görüntü leme sisteminin prensiplerini ortaya koydu ve çalışmasına X adını verdi, çünkü çalışmasını V işletim sisteminde bulunan W grafik sistemi üzerinde yapmıştı. Böylece o ve arkadaşları bir devrimi ortaya çıkarmış oldular, çünkü çalışmaları kısa sürede UNIX ve benzeri sistemlerde standart grafik arayüz olarak kullanılmaya başlandı, ve hala kullanılıyor. X, O günlerdeki rakip teknolojilere göre çok gelişmiş özellikler ve prensiplerle geliştirilmişti.
X Projesi MIT yönetiminde ve Bob Scheifler liderliğinde geliştiriliyordu ancak pek çok üreticinin ilgisini çekiyordu. Sonunda aralarında DEC gibi büyük teknoloji şirketlerinin de olduğu bir grup üreticinin katkı verdiği MIT X konsorsiyumu özgür bir lisans ile kaynak kodları yayınlamaya karar verdi. (Bu konsorsiyum halen X'in haklarını gözetmektedir.)
Ancak 90'lı yıllar boyunca tekil masaüstü sistemler olarak PC satışlarının artması ve yaygın olarak kullanılmaya başlanması X sunucusunun en üstün olduğu ağ imkanlarının çoğunlukla kullanılmamasına neden oldu. Aynı dönemlerde bilgisayarların grafik donanımları da çok hızlı gelişmeye başlamış ve daha çok grafik ve video çizim özelliklerine ihtiyaç duyulmaya başlanmıştı. Donanımların çeşitliliği ve hızlı gelişim temposu yavaş yavaş X'in imkanlarının dışına çıkmaya başlamıştı. Bu dönemde X'in bu çok çeşitli donanımlara Linux ortamında nasıl erişim sağlayacağı da önemli bir sorun haline geldi. Bu soruna X'in günün ihtiyaçlarına göre yavaş kalan gelişimi de eklenince 2004 yılı civarında Linux dünyasında projeye karşı bir hayal kırıklığı başladı.
Bu sorunları aşmak için Thomas Hellstrom, Eric Anholt ve Dave Airlie tarafından geliştirilen ve TTM (Translation Table Maps) adını verdikleri bir önbellekleme sistemi 2007 yılında kullanılmaya başlandı. TTM, Tüm uygulamaların kullanabileceği ve GPU ile CPU arasında veri senkronizasyonu yapan bir grafik veri önbelleği olarak tasarlanmıştı. Bu sayede uygulamalar grafik verilerin işlenmesi için beklemek zorunda kalmayacak ve hızlanacaktı. Bu geliştirme Linux topluluğunda büyük coşku ve beğeni ile karşılandı. Böylece tüm Linux grafik sürücülerinin kullanabileceği bir bellek yönetim sistemi kullanılabilir olmuştu.
Ancak TTM çok büyük bir kod yığını olmakla eleştiriliyordu. Açık kaynaklı Linux grafik sürücüleri basit API'lere ihtiyaç duyuyordu ancak TTM karmaşık bir API'ye sahipti. Bu geliştiricilerin hoşuna gitmemişti ve zamanla bazı performans sorunları da olduğu ortaya çıktı. Bunun üzerine halen Intel'de çalışmakta olan Reenter Keith Packard, Eric Anholt'un da yardımıyla 2008 yılında TTM için yeni bir API yazdı. GEM (Graphics Execution Manager) adını verdikleri yeni yapı genelde mevcut Kernel fonksiyonlarını kullanacak şekilde değiştirilerek küçültülmüş ve bazı değişikliklerle geliştirmenin video aygıtının işlemleri ve GPU'nun bellek yönetimine odaklanması sağlanmıştı.
GEM, Linux grafikleri için önemli bir gelişmeydi ama Keith Intel'de çalıştığı için öncelikle Intel'in açık kaynak Linux sürücüleri GEM'e uygun olarak geliştirilmişti. Intel haricindeki sürücülerin GEM'e geçişi yavaş ilerliyordu, AMD de bu konuda isteksizdi.
GEM ve TTM, Uygulamaların grafik ve 3D ihtiyaçları için çözümler sunmaktadır ancak asıl sorun OpenGL, Qt ve Gtk+ gibi büyük boyutlu kütüphaneler ile kernel arasında danstaki yaşlı bir kadın gibi duran eski X'tir. Bugün dans etmek isteyen herkes X ile dans etmek zorunda. X, pek çoğu GPU'nun bile olmadığı yıllarda yazılmış milyonlarca satır koddan oluşuyor ve modern grafik ihtiyaçlarını karşılayacak durumda değil. Bu yaşlı kadının artık sandalyesine oturması gerekiyor.
Wayland, yeni görüntü yöneticisi
Yazılım mühendisi olan Kristian Høgsberg, Massachusetts'deki Wayland kasabasına doğru arabasını sürerken grafik çıktılarının doğrudan Kernel'e gönderileceği, uygulamaların doğrudan GPU'ya ulaşabileceği bir tasarımı net bir şekilde düşünmeye başlamış. Herkesin harika bir fikri olabilir ama üzerinde çalışılmadığı sürece bunlar günlük yaşamın kargaşasında kaybolup gidebiliyor. Oysa Høgsberg kısa sürede temel kütüphaneleri yazmaya başlamış ve iki haftada az çok çalışan bir sunucu geliştirmeyi başarmış. (O günlerde teknoloji sitelerinin birinde kıyıda köşede kalmış bir yazıdan bu gelişmeyi öğrenmiş ve bir günlük yazısı yazmıştım.)
Wayland, X sunucusuna hiçbir bağımlılığı olmayan bir son işlem API'si kullanıyor. Ancak geriye dönük uyumluluğu sağlamak için X sunucusu Wayland'ın bir istemcisi konumunda çalışabiliyor. Wayland, X'in eskiden yaptığı gibi sadece protokolleri tanımlıyor ve X ile birlikte çalışıyor. Böylece mevcut X kullanan yazılımlar da eskisi gibi çalışmaya devam ediyor. Wayland X'ten farklı olarak kendi birleşiklik yöneticisini (compositing manager) kullanıyor, X ise bunun için harici süreçlere ihtiyaç duyuyor. Wayland günümüzde Kernel'de bulunan GEM, evdev (input drivers) ve kms (kernel mode switching) teknolojilerini ve DRI2 (Direct Rendering Infrastructure) kullanıyor.
Arkasında Intel ve RedHat bulunan bu yeni teknoloji X için çözülmesi zor görünen pek çok geleneksel sorunu çözmeye yaklaşmış görünüyor. Ancak NVIDIA gelişitiricilerinin Wayland'ı desteklemek için şimdilik planlarının olmadığına dair bir açıklama yapıldığı söyleniyor ama Linux topluluğunda işler üreticilerin desteği olsa da olmasa da bir şekilde yürür. Ters mühendislik yoluyla geliştirilen Nouveau sürücülerinde Wayland için çalışılıyor. AMD ise bu konuda NVIDIA'dan daha iyi durumda. Birkaç yıldır Fglx (FireGL and Radeon for X) adıyla açık kaynaklı sürücüler üreten firma bu sürücüyü düzenli olarak güncelliyor. Yine de özgür yazılım topluluğunun istekleri bu firmaların yapılacaklar listesinin baş sıralarında değil.
Intel ise sürücülerinin Wayland ile daha performanslı çalışmasını sağlayacak geliştirmeler için Wayland geliştiricilerini kiralayacak kadar büyük destek sunuyor. Belki de buna güvenen Ubuntu yeni sürümlerde yeni masaüstü yöneticisi Unity ile birlikte Wayland'ı kullanılacağını duyurdu.
26 Şubat 2011 Cumartesi
KDE Ayarlarını konsoldan değiştirmek ve Dbus ile bilgi almak
KDE'deki bir plasma programcığının ayarları ile ilgili gogılda bir şeyler ararken gözüme ilginç bir komut takıldı;
qdbus org.kde.kwin /KWin org.kde.KWin.compositingActiveKwin efektlerinin açık olup olmadığını true/false olarak döndürüyor. Komut yardımına bakarsanız KDE ile ilgili pek çok konuda bilgi sağlayan metodlara ulaşabilirsiniz, örneğin;
qdbus org.kde.kwin /KWinKomutu ile Kwin metodlarının listesini alabilirsiniz, servis listesi için parametresiz çalıştırmak yeterli. Dbus'u yüzeysel olarak bilenler için çıktılardan yolunu bulmak kolay olacaktır.
Açtığım bazı forumlarda da şunu gördüm;
kwriteconfig --file kwinrc --group Compositing --key Enabled falseKDE'nin ayarlarını, yani rc dosyaları değiştirmek için kullanılıyor, örnekte masaüstü efektini konsoldan kapalı olarak ayarlamış oluyoruz. RC Dosyalarını bilenler için komutun kullanımı oldukça açık görünüyor.
Oyunlarda KDE efektlerini otomatik kapatmak/açmak

Hemen aklıma Özgürlükiçin.com forumundaki bir soru geldi, FPS oyunlarını açarken masaüstü efektlerinin otomatik kapanması, oyundan çıkınca otomatik açılması isteniyordu, efektler bazı sistemlerde performans kaybına neden olabiliyor çünkü.
Eh yukarıdaki komutla bu işi yapmak zor değil, örneğin meşhur Urbanteror oyunu için bunu yapmak istersek oyunun menü seçeneğini düzenlemek yeterli olacak. Ama menü düzenleme aracındaki komut alanı kısa olduğu için ve komutumuz uzun olduğundan rahat çalışmak için boş bir Kwrite penceresi açıp aşağıdaki tek satırdan oluşan komut dizinini boş sayfaya yapıştırın.
kwriteconfig --file kwinrc --group Compositing --key Enabled false; (kwin --replace&); ***; kwriteconfig --file kwinrc --group Compositing --key Enabled true; (kwin --replace&)Sonra menü düzenleyicisini açıp oyunun menü seçeneğindeki komutu (örneğimizde urbanterror) kopyalayıp
*** yerine yapıştırın, Kwrite'daki komutumuz şöyle olacak;kwriteconfig --file kwinrc --group Compositing --key Enabled false; (kwin --replace&); urbanterror; kwriteconfig --file kwinrc --group Compositing --key Enabled true; (kwin --replace&)Son olarak bu komut dizisinin tamamını menü seçeneğindeki komut alanına yapıştırın ve kaydedin.
18 Ocak 2011 Salı
Pardus Kurumsal'a ağ yazıcısı eklemek
Linux kullanımı konusunda plan ve prensipler olmadan hareket eden işletmeler kullanıma aldıkları donanımların üreticilerinin Linux sürücüleri sağlayıp sağlamadığını veya özgür sürücüler bulunup bulunmadığını genellikle dikkate almazlar. Özellikle ülkemizdeki kamu kurumlarında böyle bir planlama ne duydum ne gördüm. Bu nedenle Pardus açısından iş yerlerindeki özellikle kamu kurumlarındaki en büyük sorun herhalde Linux için planlanmamış makine parkı olacak.
Eh tabii kamu tüm bunlardan önce bir oturup Pardus kullanımı konusunda bağlayıcı veya teşvik edici düzenlemeler yapması gerekiyor veya geçtiğimiz yıllarda çoktan yapması gerekiyordu. Artık orasını büyüklerimiz bilir :)
Her neyse iş yerinde kullandığım Pardus Kurumsal'a Samba ağında bulunan bir Windows makinesine bağlı bir yazıcıyı şöyle ekleyiverdim.
Her neyse iş yerinde kullandığım Pardus Kurumsal'a Samba ağında bulunan bir Windows makinesine bağlı bir yazıcıyı şöyle ekleyiverdim.
- Tasma'dan Yazıcılar'ı açıp Ekle>Yazıcı Sınıf Ekle tıklayarak ekleme penceresini açtım.
- SMB Paylaşımlı yazıcı ve kullanıcı olarak Anonim seçtim.
- Sırasıyla kullanılan Çalışma Grubunu, Sunucu olarak bilgisayarın ağdaki adını ve Yazıcı olarak yazıcının paylaşım adını yazdım ve İlerledim. (Hiçbirisinde Türkçe karakter yoktu , olsaydı sorun olur mu bilmiyorum)
- Sonraki diyalogda yazıcı model ve sürücüsünü seçtim. (Brother MFC7420 için MFC9600 seçtim)
Önemli kısmı bu kadardı, sonra önerilen sürücü ve yazıcının adı gibi diğer diyalogları da doldurduktan sonra işlem tamamlanıyor ve yazıcı yazmaya hazır.
Yazıcının hangi sürücü ile çalıştığı konusunda Google ilk aramada yardımcı oldu, bir Ubuntu forumunda MFC9600 ile çalıştığını okudum, ancak bu tür sorgulamalar için internette bir veritabanı vs. var mı bilmiyorum, olsa iyi olur.
15 Nisan 2010 Perşembe
Linux ve özgür yazılımları ne kadar anlatabiliyoruz?
Bugün ulusal çapta bir bilgisayar firmasının tanıtım/pazarlama yetkilisi işyerimizi ziyaret etti. Sohbetin sonunda Pardus konusunu açtım ve "Siz kamu kurumlarını geziyorsunuz, oralarda Pardus kullanımı ne durumda acaba?" diye sordum. Kullanıldığını görmediğini, zaten açık kaynak olduğu için kamu kurumları için uygun olmadığını söyledi.
Bu tek örnekten yola çıkıp bir sonuca varmak tabii ki doğru değil ama yine de insan düşünmeden edemiyor; Acaba Türkiye'de Linux ve özgür yazılımlar anlatılamıyor mu? LKD Seminerlerinin veya Özgürlükiçin gibi topluluk faaliyetlerinin tüm ülkeye, her kesime, en azından bilişim sektörü çalışanlarına yayılması için neler yapılmalı?
Bu tek örnekten yola çıkıp bir sonuca varmak tabii ki doğru değil ama yine de insan düşünmeden edemiyor; Acaba Türkiye'de Linux ve özgür yazılımlar anlatılamıyor mu? LKD Seminerlerinin veya Özgürlükiçin gibi topluluk faaliyetlerinin tüm ülkeye, her kesime, en azından bilişim sektörü çalışanlarına yayılması için neler yapılmalı?
2 Nisan 2010 Cuma
Lexmark'ta doğru yolu bulmuş görünüyor
Ürünlerinde hep gücün karanlık tarafına destek vermeyi tercih eden Lexmark'ın yeni model çok fonksiyonlu yazıcısı (artık bunlara yeni bir isim bulmak lazım) sonunda doğru yolu bulmuş gibi görünüyor, umarım bu bir istisna değil bir başlangıçtır.
21 Ocak 2010 Perşembe
Bankaların tek kullanımlık şifreleri korsanları durduramamış
Bir süredir internet bankacılığında tek kullanımlık şifreler kullanılıyor, Computerworld'da çıkan bir haberde bu yöntemin de korsanlara yenildiği belirtiliyor, haber güvenlik analizleri yapan Gartner şirketinin analiz raporuna dayandırılmış. Tek kullanımlık şifre kullananlar da, kurbanın bilgisayarına trojan yerleştirmek gibi klasik yöntemlerle dolandırılmış.Tüm bunlara rağmen hala hiçbir bankanın internet sitesinde "güvenli bankacılık işlemleri için Linux dağıtımlarını da tercih edebilirsiniz" anlamına gelecek bir iki satır görebilmiş değilim, varsa yoksa antivirüsünüzü güncelleyin, Windowsunuzu güncelleyin, yok tarayıcınızın şu şu ayarlarını şöyle yapın, aman şu e-postalara tıklamayın, aman düzenli olarak şunları kontrol edin vs. Hadi bunları boşverin Akbank gibi illa Windows/IE kullanacaksın diyenler bile var.
Türkiye asıl sınavı e-Devlet uygulamalarında verecek aslında, bakalım göreceğiz...
28 Aralık 2009 Pazartesi
Linux kullanan bayanlar, size ihtiyacımız var!...
Linux ile ilk tanıştığım zamanlarda adeta sınırsız ölçüde özelleştirilebilir olan bu teknoloji ile neden bayanlar için özel masaüstü dağıtımları oluşturulmadığını merak etmiştim.
Sonradan üzülerek keşfettiğime göre eğer böyle bir dağıtım veya sürüm yapılacaksa bunu mutlaka bayanların yapması gerektiğini ve maalesef bayanların nadiren kullanıcı olsa bile işin mutfağından ve topluluklardan uzak durduklarını gördüm. Her neyse...
Uzatmadan Erdal Güçlü'ye teşekkür edeyim, http://www.habertux.com/kategori/soylesi/ adresinde bayan Linux kullanıcıları ile söyleşiler yapmış, ben yeni fark ettim ve çok sevindim, zira artık bayan Linux kullanıcıları konusunda umutsuzluğa kapılmak üzereydim.
Sonradan üzülerek keşfettiğime göre eğer böyle bir dağıtım veya sürüm yapılacaksa bunu mutlaka bayanların yapması gerektiğini ve maalesef bayanların nadiren kullanıcı olsa bile işin mutfağından ve topluluklardan uzak durduklarını gördüm. Her neyse...
Uzatmadan Erdal Güçlü'ye teşekkür edeyim, http://www.habertux.com/kategori/soylesi/ adresinde bayan Linux kullanıcıları ile söyleşiler yapmış, ben yeni fark ettim ve çok sevindim, zira artık bayan Linux kullanıcıları konusunda umutsuzluğa kapılmak üzereydim.
2 Aralık 2009 Çarşamba
2 Kasım 2009 Pazartesi
Linux'un 9.10 sürümü çıkmış...
Bir "linux güncellenmiş" vakası daha, bu sefer yazıdaki ifadeyle "Linux'un 9.10 güncellemesi" çıkmış haberimiz yok, haberin başlığı ise daha ilginç "Linux Koala yetiştirmeye karar verdi" :D
Bakalım bu site haberi ne kadar kısa sürede düzeltecek...
Bakalım bu site haberi ne kadar kısa sürede düzeltecek...
9 Eylül 2009 Çarşamba
Aromalı Pardus'um
Kurulduğunda sadece konsoldan internete bağlanıp pisi çalıştırabileceğim paketlerden oluşan bir Pardus kurulumu yapmak 2007'den beri yapmak istediğim bir şeydi. Bunu o yıllarda Burak Sezer Yalı kullanmadan yapmıştı, bende onun yazılarıyla birkaç deneme yaptım ama hiç pratik bir yöntem değildi. Gerçi oradaki amacımızda pratik bir şey yapmaktan ziyade Pardus'a Linux'a dair bir şeyler öğrenmekti ve amacımıza ulaşmıştık. Burak daha sonra Gentoo'ya sardı, ben sadece ayaklarımı sokmakla yetindim :)
Her neyse tahmin ettiğimden daha kolay bir şekilde bunu hallettim. Yaptığım şey Pardusman'ın yaptığına benziyor ama daha çok angarya içeriyor, çünkü Pardusman oluşturulan yerel depoyu kullanıyor. Hikaye şöyle;
Önce normal bir Pardus kurulumu yapıp istemediğim paketleri, bileşenleri kaldırdım. Yani kurulduğunda olmasını istediğim Pardus'u oluşturdum.
Daha sonra "pisi li" komutu ile oluşturulan sistemdeki paketlerin bir listesi alınır ve bu liste bir python betiğinden geçirilerek işlenir, çıktı olarak elinizde Kurulan CD'deki repo dizininden silinecek ve eklenecek paketleri hazırlayan bir bash dosyası olur. Tabii benim aromamda sadece silme işlemi yapmam gerekti.
Son olarak Kurulan CD imajı bir dizine açılır ve bu bash dosyası işletilerek kurulumu yapılacak repo dizini oluşturulur. Yeni oluşan reponun "pisi ix --skip-signing" ile indeksi oluşturulduktan sonra bu dizinden tekrar bir iso imajı yapılırsa elinizde aromalı Pardus kurulmaya hazırdır.
Olayın genel hatları böyle, ayrıntıları meraklıları araştırıp bulacaktır. Ancak hemen Aromalı Pardus için heyecanlanmayın, çünkü paket eklenmesi için tüm paketlerin birbirine uygun inşa sürümlerinin repo'ya alınması gerekiyor yoksa elinizde işe yaramayan kırık bir kurulum imajı olur. Bu nedenle ben riski olmayan, repo'dan sadece paket silindiği senaryoyu uyguladım. Ama tabii biraz pythonlayarak hepsi kolaylaştırılabilir.
Linux'ta eğlencenin sınırı yok.
Her neyse tahmin ettiğimden daha kolay bir şekilde bunu hallettim. Yaptığım şey Pardusman'ın yaptığına benziyor ama daha çok angarya içeriyor, çünkü Pardusman oluşturulan yerel depoyu kullanıyor. Hikaye şöyle;
Önce normal bir Pardus kurulumu yapıp istemediğim paketleri, bileşenleri kaldırdım. Yani kurulduğunda olmasını istediğim Pardus'u oluşturdum.
Daha sonra "pisi li" komutu ile oluşturulan sistemdeki paketlerin bir listesi alınır ve bu liste bir python betiğinden geçirilerek işlenir, çıktı olarak elinizde Kurulan CD'deki repo dizininden silinecek ve eklenecek paketleri hazırlayan bir bash dosyası olur. Tabii benim aromamda sadece silme işlemi yapmam gerekti.
Son olarak Kurulan CD imajı bir dizine açılır ve bu bash dosyası işletilerek kurulumu yapılacak repo dizini oluşturulur. Yeni oluşan reponun "pisi ix --skip-signing" ile indeksi oluşturulduktan sonra bu dizinden tekrar bir iso imajı yapılırsa elinizde aromalı Pardus kurulmaya hazırdır.
Olayın genel hatları böyle, ayrıntıları meraklıları araştırıp bulacaktır. Ancak hemen Aromalı Pardus için heyecanlanmayın, çünkü paket eklenmesi için tüm paketlerin birbirine uygun inşa sürümlerinin repo'ya alınması gerekiyor yoksa elinizde işe yaramayan kırık bir kurulum imajı olur. Bu nedenle ben riski olmayan, repo'dan sadece paket silindiği senaryoyu uyguladım. Ama tabii biraz pythonlayarak hepsi kolaylaştırılabilir.
Linux'ta eğlencenin sınırı yok.
24 Haziran 2009 Çarşamba
Uzaktan SSH erişimi için Windows istemcisi
WinSCP Sayesinde bulunduğunuz ortamdaki bir Windows'tan evinizdeki dosyalara bir dosya yöneticisi penceresinden ulaşabilirsiniz. WinSCP, GPL lisanslı ve aktif geliştirilen bir yazılım.

Tabii bunun için evinizdeki sistemde SSH sunucunun çalışıyor olması, modeminizin yönlendirilmiş olması ve sabit ip kullanmıyorsanız ddclient'ın dyndns.org'dan aldığınız alan adına ait ip adresini düzenli güncelliyor olması gerekiyor.
20 Mayıs 2009 Çarşamba
Linux güncellenmiş haberimiz yok! :)
"Linux yetkilileri, yaptıkları açıklama ile Linux’un güncellendiğini belirtti. "
Alıntı: {Bağlantı artık geçersiz}
Alıntı: {Bağlantı artık geçersiz}
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
